Her harfine ölümler beğendiğim adımı dudaklarımdan sökerek git... Bana çıkan tüm sokakları sil adres defterlerinden... Yaşayıp da kendi yüreğine bile ispat edemediğin bu sevdayı " mutluluk bakiyelerden" düş gayri...
Gözlerime demir pervazlardan ölüm göz kırpıyorken durma git…
Hadi git sevgili...
Adınla başlayıp adınla bitiremediğim cümleler kadar yalnız bırak beni.. Durma karanlıklarımda, durma hatıralarıma…
Git sadece… Bırak hayat boyu sensizlik yerine ölümler diz çöksün ayak dibime…
Bırak günahların dökülsün soğuk ellerinin gezindiği küçük avuç içlerime...
Hadi git sevgili…
Hadi git...
Çıktığın kapıdan ölüm gelsin ayak uçlarıma... Bırak gözlerin mahpusluğum, yüreğin sonsuzluğum olsun... Hadi git…
Durma sabahı olmayan karanlıklarımda... Daha fazla üşütme ellerini karı, boranı eksik olmayan kışlarımda...
Daha fazla bekleme yamalı cümlelerimde. Git diyorum sana...
Git... Beni " bana " bırakma… Hadi kapıyı arala ve git... Kapat tüm ışıkları... Ve git hadi...
Çıktığın kapının ardından ölüm gelsin gayri...
Şimdi git…
Unut ismimi… Unut yeminlerini…. Seni hiç sevmediğimi farz et… Bu sevdayı hiç yaşanmamış kabul et... Demir kapımı " ölüme " arala ve sessice git…
Git diyorum… Sadece git…
Ardından ölüm gelsin ayak uçlarıma... Sana kavuşmayı bilmese de , Seni severken " ölmenin gururunu " yaşasın bu yürek… Çünkü sen benim, Ölüm ile hayat arasına çizebildiğim tek mutluluğumdun…