ARGUNEY SiTESi TURKiYE' s PORTAL
Dünya Saatleri
SiTE REHBERi
   
Astroloji
Ata Sözlerimiz
Bilgisayar Dünyası
Biliyormusunuz
Bitkiler
 
Cumhurbaşkanlarımız
Dini Konular
Download Program
Dünya Rekorları
Ekonomi
 
Faydalı Bilgiler
Fıkralar
Futbol Süper Lig
 
Genel Konular
Günün İçinden
Güzel Sözler
 
Hikayeler
Hava Durumu T.G
Hayvanlar Alemi
Hazır Mesajlar
 
Karışık Resimler
Komik Resimler
Komedi Mizah
Müzik Köşemiz
 
Oyunlar
Otomobil Dünyası
Önemli Linkler
 
Photo Shop Online
Rüya Yorumları
 
Sağlık Köşemiz
Slayt & PPS
Sinema -Tiyatro
Sözlük-Translate
Şiirler & Aşk'a Dair Sözler
Sahibinden Satılık
 
Teknoloji
Wallpaper
Video Klip
Yemek Tarifleri
 
GooGLe aRa
   

Web'te Türkçe

Radyo
   
Site içinde ara
   

Hava DuRuMu
   

Istanbul:
Antalya:
Izmir:
Ankara:
Van:
Edirne:

5 Günlük Haritalı Tahmin

Günlük FALINIZ
   



ReKLaM
   
_______________
_______________
_______________
TLF: 05353370000
_______________
TLF: 05353370000
_______________
Yeni Yorumlar
   
Yazan: ARG, Konu:
Ayla
Özlü Sözler
   
Kimler Online
   

Online üyeler : - Hicbiri

Konuklar : 27

Arama Motorları : ArrayoBot, oBot, oBot, oBot, Yandex Bot, oBot, oBot, oBot, oBot, oBot

Toplam ( 56 ) OnLine

ARGUNEY

 

 
 
  Sevmeyi öğrenmeli insan 

 

 

 

Kimsenin hayatını istila etmeden sevmeyi öğrenmeli insan. Sahip olmak yerine yanında olmayı tercih etmeli.. Bazı şeyler yanlış öğretilmiş bize, anne-babalarımızın hatalarını farkında olmadan tekrarlayıp durur olmuşuz.. Ve biz birilerinin hayatını ele geçirirken, kendi hayatımızı ortada bırakanlardanız.

Bize böyle öğretmişler ya!

Bir vazgeçiş gibi öğretmişler bize sevmeyi. Oysa tuhaf değil mi, üç gün önce yabancı saydığın biri için gereğinden fazla fedakarlık? Gerçi yabancı olmasaydı da fazla ya neyse..

 

Zapt etmeden sevmek, sevmek değilmiş gibi geliyor bize. Babamızın annemizi sahiplenmesi, annemizin babamızı zaptetmesi gibi sevmek. Sahiplenmenin gerçek anlamı bile yok lugatımızda. Bütün kırışıkları ütülemeden durmuyor içimiz. Birinin hayatına girdiğimizde, onu derleyip toparlamaya mecburmuşuz gibi geliyor bize. Oysa o birilerinin toparlanmamış halini sevmiştik ya işte bunu unutuyoruz.

 

Birinin hayatına dahil olduğumuzda, belki de o birini sevmeye başladığımızda durmak nedir bilmeyenlerdeniz. Aslında bu cümle şöyle de kurulabilir: Biri bizi sevdiğinde, hayatını teslim almaya ne kadar meyilliyiz?

 

Bir ışık görelim yeter ki tünelin ucunda, bütün bir ömrün üstüne çizgi çekebiliriz. Bu kadar mı açız sevmeye, sevilmeye? Kendimizi yok saymak pahasına, bir sevgi kırıntısı peşinden koca ömrü sürükleyebilir miyiz? (burada görüldüğü üzere parantez içinde cevap veriyorum . Maalesef evet! )

 

Kendini yok ederek sevmek, gerçekten sevmek midir? Saçımızı süpürge ederek sevildiğini öğretti ya annelerimiz bize. Süpürge ettiğimiz saçların hesabını sormak da, bu göreve dahil midir?

 

Vermeye peşinen gönüllüyüz ne varsa elimizde, gönlümüzde, avucumuzda. İnatla, ısrarla kalabiliriz birinin hayatında sevmek adına. Mıh gibi saplanır kalırız çünkü biz, sevdiğimizde kendi hayatımızı feda edebilme kapasitesine sahibiz hepimiz. Sevildiğimizde de karşıdaki hayatı..

 

Böyle öğrettiler ya bize!

Sevmeyi abartırız biz! Biz verdikçe, alır karşı taraf elbette bunda bir gariplik yok. Bizim kuşattığımız gibi, o da kuşatır hayatımızı. Yasaklarla, kısıtlamalarla çevriliriz. Bu sefer de şikayet ederiz.

 

Hayatımızın merkezi yaparız,  “ seviyorum ” dediğimizi. Üstüne hayaller kurarız, gelecek düşleriyle süsleriz gün boyu aklımızı. Her şey onun içindir artık, bir çırpıda hayatımızı ona uyarlarız.

 

Sevmeyi böyle öğretmişler ya bize. Önce kabulleniriz kıskançlıkları, sevginin gösterilişi sayarız. Hoşumuza gider emir almak, laf dinlemek. Sonra fazla gelir ve cayarız..

 

Bize sevmeyi böyle öğretmişler.

Bir damla sevgi için, kendimiz yok sayarız.

An olur, zaman geçer, pişman oluruz.

Sonra dönüp aynı yola, kendimizi ararız...

 

 

 

etmeli.. Bazı şeyler yanlış öğretilmiş bize, anne-babalarımızın hatalarını farkında olmadan tekrarlayıp durur olmuşuz.. Ve biz birilerinin hayatını ele geçirirken, kendi hayatımızı ortada bırakanlardanız.

Bize böyle öğretmişler ya!

Bir vazgeçiş gibi öğretmişler bize sevmeyi. Oysa tuhaf değil mi, üç gün önce yabancı saydığın biri için gereğinden fazla fedakarlık? Gerçi yabancı olmasaydı da fazla ya neyse..

 

Zapt etmeden sevmek, sevmek değilmiş gibi geliyor bize. Babamızın annemizi sahiplenmesi, annemizin babamızı zaptetmesi gibi sevmek. Sahiplenmenin gerçek anlamı bile yok lugatımızda. Bütün kırışıkları ütülemeden durmuyor içimiz. Birinin hayatına girdiğimizde, onu derleyip toparlamaya mecburmuşuz gibi geliyor bize. Oysa o birilerinin toparlanmamış halini sevmiştik ya işte bunu unutuyoruz.

 

Birinin hayatına dahil olduğumuzda, belki de o birini sevmeye başladığımızda durmak nedir bilmeyenlerdeniz. Aslında bu cümle şöyle de kurulabilir: Biri bizi sevdiğinde, hayatını teslim almaya ne kadar meyilliyiz?

 

Bir ışık görelim yeter ki tünelin ucunda, bütün bir ömrün üstüne çizgi çekebiliriz. Bu kadar mı açız sevmeye, sevilmeye? Kendimizi yok saymak pahasına, bir sevgi kırıntısı peşinden koca ömrü sürükleyebilir miyiz? (burada görüldüğü üzere parantez içinde cevap veriyorum . Maalesef evet! )

 

Kendini yok ederek sevmek, gerçekten sevmek midir? Saçımızı süpürge ederek sevildiğini öğretti ya annelerimiz bize. Süpürge ettiğimiz saçların hesabını sormak da, bu göreve dahil midir?

 

Vermeye peşinen gönüllüyüz ne varsa elimizde, gönlümüzde, avucumuzda. İnatla, ısrarla kalabiliriz birinin hayatında sevmek adına. Mıh gibi saplanır kalırız çünkü biz, sevdiğimizde kendi hayatımızı feda edebilme kapasitesine sahibiz hepimiz. Sevildiğimizde de karşıdaki hayatı..

 

Böyle öğrettiler ya bize!

Sevmeyi abartırız biz! Biz verdikçe, alır karşı taraf elbette bunda bir gariplik yok. Bizim kuşattığımız gibi, o da kuşatır hayatımızı. Yasaklarla, kısıtlamalarla çevriliriz. Bu sefer de şikayet ederiz.

 

Hayatımızın merkezi yaparız,  “ seviyorum ” dediğimizi. Üstüne hayaller kurarız, gelecek düşleriyle süsleriz gün boyu aklımızı. Her şey onun içindir artık, bir çırpıda hayatımızı ona uyarlarız.

 

Sevmeyi böyle öğretmişler ya bize. Önce kabulleniriz kıskançlıkları, sevginin gösterilişi sayarız. Hoşumuza gider emir almak, laf dinlemek. Sonra fazla gelir ve cayarız..

 

Bize sevmeyi böyle öğretmişler.

Bir damla sevgi için, kendimiz yok sayarız.

An olur, zaman geçer, pişman oluruz.

Sonra dönüp aynı yola, kendimizi ararız...

 

 

 

 

Sevdiklerinizle Paylaşın
 
  BeNZeR KoNuLaR iLGiNiZi ÇeKeBiLiR
  • Ulaşamamışım ben sana
  • Yoktun
  • Kaybetme korkusu
  • Bu yürek daha çok ağlar
  • Ne Yapsam Olmuyor
  • Kelime Bulamıyorum...
  • İstiyorum
  • Güçlü kadın sevilmez
  • DELİ sevdamsın...
  • KADIN...........
  • BİNCANLA SEVİYORUM
  • Dünyanın en çok okunan şiiri:
  • Ben seni sevdim mi ?
  • NE GÜZEL KADINSIN SEN
  • Sen hiç ?
  • BİLİYORUM SANA GİDEN
  • Sen Gidersen
  • Pencerem...
  • Benim adım sonbahar
  • Dağınık bir şölendir AŞK şiiri.....
  • Aşk
  • Anahtar Kelimeler sevmek, öğretmişler, hayatımızı, böyle, fazla, sevmeyi, hayatını, gün, sevgi, sevmeye, geliyor, kendi, Sonra, birilerinin, sayarız, yabancı, Birinin, midir, hayatına, ederek

    Begendim (+) +3 Begenmedim (-)
    | | Yazan : selen | Tarih : 2 Mart 2011 | Yorumlar : (0) | Gösterim : ( 2510 )
    Yorum Yok
      Bu konuya daha önce yorum yazılmamış, Fikrinizi ilk siz paylaşmak istermisiniz?
    Bilgi
      Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize ÜYE OLmanız Gerekmektedir.
    YÖNETiM PANELi
       
    İsim
    Şifre

     
    Yeni Yıla Kalan Zaman!

    Güncel Online
       


    Gazete Sayfaları
       
       
    «    Aralık 2021    »
    PtSaÇrPrCuCtPz
     
    1
    2
    3
    4
    5
    6
    7
    8
    9
    10
    11
    12
    13
    14
    15
    16
    17
    18
    19
    20
    21
    22
    23
    24
    25
    26
    27
    28
    29
    30
    31
     
    Döviz Kurları
       

    Altın Fiyatları
       
    Yeni Konular
       
    » Xiaomi Mi 10 Pro
    » Corona Virüsü Nedir?
    » Güneşimi Kaybettim
    » Mevlana'dan
    » Black Panther
    » Elektrik faturaları azalacak
    » Kuzalan Tabiat Parkı
    » Burun estetiği
    » Japonya'da robotlar
    » Nokia 3310’un 4G desteklisi geliy ...
    Rastgele Konular
     

    » DUALARDA BULUŞALIM...
    » Loaris Trojan Remover 1.2.3.4 Por ...
    » JPEGView 1.0.30 Portable
    » ANTEPLI BIR KEBAPCININ
    » TARİHTE BUGÜN "29 Haziran"
    » Tatil budur benim için diyenler b ...
    » Driver Magician Pro 3.71 Portable
    » MKVToolnix 7.2 Final Portable
    » Orbit Downloader 4.1.1.5 Portable
    » Şimdi otomobil almanın tam zamanı


    Yazan: ARG

    En Çok Okunan Konular
     
    İstatistikler
       
    ARG
    Konular: 2769
    Yorumlar: 746
    fredy4518
    Konular: 2668
    Yorumlar: 0
    selen
    Konular: 2410
    Yorumlar: 239
    trip
    Konular: 1980
    Yorumlar: 160
    akgs
    Konular: 681
    Yorumlar: 237
    boncukvet
    Konular: 349
    Yorumlar: 236

    Makale İstatistikleri
     »   Son 1 Saat: 0
     »   Bugün: 0
     »   Bu Ay: 0
     »   Toplam Makale: 13037
     »   Yayınlanmayı Bekleyen: 0

    Üye İstatistikleri
     »   Bugün: 0
     »   Son 1 Saat: 0
     »   Bu Ay: 0
     »   Toplam Üye: 24841
     »   Yasaklı Üye: 1

    Yeni Üyemiz
     »  zonawm
    Arşiv
       

    A

    R

    Ş

    İ

    V

    Mart 2020 (2)
    Temmuz 2018 (2)
    Şubat 2018 (6)
    Ocak 2018 (1)
    Eylül 2017 (4)
    Ağustos 2017 (2)
    Anket
       

    Mükemmel
    Çok İyi
    Normal
    Beğenmedim
    Fikrim yok


     
     
    ,.-~*`*~-.-(_ Türkiye's portal | 2007 | design by arguney _)-,.-~*`*~-.
    Clicky Web Analytics