ARGUNEY > OTOMOBİL DÜNYASI > Mini Beachcomber

Mini Beachcomber


30 Aralık 2009. Düzenleme: trip
Detroit Fuarın'da tanıtılacak olan Mini Beachcomber, 60'ların Mini Moke modelini anımsatıyor..

Mini Beachcomber 2+2 oturma düzeni sunan bu dört tekerlekten çekişli Mini’nin, özellikle sahillerde heyecan ve eğlencenin doruğa çıktığı kullanımlar için yaratılmış özel bir konsepti. Amaç; doğayla doğrudan iletişim kurabilen ve onunla bütünleşebilen bir aracın, sürücü ve yolcularıyla bir keyif hikâyesinin parçası olması...

 

Diğer tüm Mini modellerinde olduğu gibi bu konseptte de, markanın tasarım dilinden taviz verilmemiş. Ama çılgınlığın ve heyecanın dozu biraz daha arttırılmış gibi. Ön ve arkadaki kısa çıkıntılar ve geniş tekerlek duruşu Mini karakteristiğini yansıtırken, tekerlek bombelerini bile çevreleyen ve yola kadar inen çok geniş gövde kaportası da bu aracın dayanıklılığına işaret ediyor. Artan yer açıklığı ise bu aracın arazi kabiliyetine ait önemli ipuçları veriyor.

Entegre hava girişi olan güç kubbesi, araç içindeki turbo motorun üstün güç ve performansını sembolize ediyor. Yine Mini'ye Özgü altıgen radyatör ızgarası, doğrudan Mini Moke'un ön görünümünden aktarılan kontür çizgileriyle çok dengeli bir şekilde harmanlanarak 60'h yıllara retro bir bakış gönderiyor. Büyük, üç boyutlu farlar ise, karakteristik taşanının yeni yorumu olarak motor kaputu kapağıyla birleşik olarak tasarlanmış. Krom çerçeveli far lambaları Mini geleneklerini takip ederken, ait taraftaki geniş hava girişi ve sis lambaları epeyce dışarıya taşınmış. Farlar, aracın yanlarına doğru uzanan kısa ön çıkıntıya ayrıca vurgu yaparken, pürüzlü yüzeyli arazi lastikleri 17 inç büyük hafif alaşımlı jantlarla birlikte off-road havası veriyor. Mini'ye özgü sinyaller ise ilk kez uzatılmış A direğinde çapraz bir biçimde konumlanarak ön cam çerçevesi ve ön tekerlekler arasında görsel bir bağ oluşturmuş. Arka taraftaki takla atma koruması ise (roll-bar), aracın arka aksına doğru uzanan doğrudan bir hat oluşturmuş. Geniş bir krom şeritle çevrili dik konumlandırılmış arka lamba grubu, güçlü durusu destekleyen yatay çizgiler ve tepeden tabana artan genişlik de bu aracın dayanıklı ve sağlam bir yapısı olduğuna işaret ediyor.

Her yere, her yola varım!
Dış tasarımınla benzer bir anlayışın benimsendiği kabin içerisi, işlevselliğiyle "Her türlü aktiviteye varım!" derken, doğayla iç içe olduğunuzu hissettirecek tasarım detaylarıyla da "Her yola varım!" diyor. Orta hız göstergesi, tipik navigasyon ekranı ve sesli fonksiyonları içeren Mini'ye has özelliklerin yanında «Hi Fi sistem üzerine ilave edilen hoparlör, dairesel formlu havalandırma delikleri, direksiyonun soluna yerleştirilen pusula, ilave tutamaklar, güçlü koltuk tasarımı, delildi paspaslar ve özel dikiş izleri gibi bu aracın outdoor aktiviteleri için üretildiğini gösteren birçok tasarım detayları Beachcomber konseptinde hayat buluyor. Ayrıca renk ve döşeme seçeneklerinde de doğayla uyumlu seçimler yapıldığını, bunun gösterge panelinde bile etkisinin görüldüğünü ilave edelim. Tam bir outdoor aracı olan Beachcomber konseptinin kabin içerisi aynı zamanda oldukça kullanışlı detaylarla bezenmiş. Eşya saklama gözleri, raflar, şişe saklanabilecek gözler ile gözlüklerin saklanabileceği bir yerler diğer detaylardan sadece bir kaçı... Devrilmeye karşı da son derece etkin tedbirler alınan bu Beachcomber konseptinde, Mini Crossover konseptinde sunulan Center Rail (merkez ray) sistemi de yer alıyor. Sürücü ve yolculara Center Rail (merkez ray) üzerinde müzik çalarlar, GPS cihazı, soğutucular, dizüstü bilgisayar, ön ve arka koltuklar için kol dayanakları, saklama alanları, raflar ve her türden tutamaklar gibi bireysel öğeler ve parçaları koyma imkanı veren bir sabitleme sistemi sunuluyor.
Öne ve geriye doğru istenildiği şekilde ayarlanabilen ve katlanabilir arkalıkları bulunan (ekti arka koltuklar sayesinde hem keyifli bir yolculuk, hem de istenildiğinde yeterli bir taşıma alanı sunabilen Beachcomber, dağ bisıkleti, su kayağı ve hatta çok uzun sörf tahtalarını bile özel sabitleme sistemleriyle rahatlıkla taşıyabiliyor. Aracın arkasında arazi araçlarındaki yedek lastikleri andıran nesne sizi yanıltmasın, zira patlasa da gidebilen Run-Flat lastiklere sahip olan Beachcomber konseptinin buna ihtiyacı yok. Bu, plaj hasırları, havluları, sörf ayakkabıları veya diğer eşyaları saklayabileceğiniz bir kilitlenebilir kutudan başka bir şey değil.

Tavan ve kapılar nerede?
Doğayla bütünleşebilmek adına tavan ve kapılar Mini Beachcomber konseptinde kullanılmıyor. Peki, doğa size bir gün gülen yüzünü göstermediğinde ne olacak? Öyle ya, bir gün sağanak bir yağmura tutulursanız ya da şehre döndüğünüzde hafiften yağmur çiselemeye başlarsa ne olacak? İşte tüm bunları düşünen Mini’nin tasarım ve mühendis ekibi, gövdeden tamamen ayrılabilen ve katlanarak küçük bir birime dönüşen yumuşak tavam sizin emrinize sunuyor. Her ihtiyaç duyulduğunda tavan, rahatlıkla ön cam çerçevesine, arka panel ve yan açıklıklara sabitlenerek bir botun tentesi gibi kısacık bir sürede aracın üzerine örtülebiliyor. Aşın hafif ve aynı zamanda çok dayanıklı özel bir fiberden yapılan tavan, yanlarda ve arkada pencere görevi gören şeffaf plastik parçalarla birlikte sunuluyor. Ayrıca dört giriş noktasıyla ve tavan yerindeyken, arka kapı kolayca kapanıp açılarak dışarıdan gelen hava akımları ve su önlenebiliyor. Mini'nin kötü hava koşulları için sunduğu bir diğer seçenek ise bu aracın plastik parçalardan oluşan ve rahatlıkla sökülüp takılabilen hardtop benzeri tavanı ile kapılardan oluşuyor. Üst tarafı dışarıdan daha iyi görülmesi için şeffaf olarak tasarlanan bu düzenek, hem önden hem de arkadan sağlam bir şekilde sabitleniyor