Tarihi araştırmalar, ortaya çıkan yeni vesıkalar geçmişimiz hakkında çok şaşırtıcı bilgiler içeriyor. Geçmişimizin çokta silik olmadığı hatta günümüzle kıyaslandığında ileri bir medeniyet seviyesinde olduğu farkediliyor. Buna en büyük örnekte Süleymaniye camii gösteriliyor. Bu güne kadar meydana gelen bütün büyük depremlerde tek bir çatlak bile almayan ve çözlemeyen bir çok gizemi bulunan Süleymaniye camii tam bir medeniyet harikası...
Nü'...
Fuzuli’nin (?-1556) "Hadikatü’s Süeda" (Mutluluk Bahçesi) adlı minyatürlü yazması bugün Paris Bibliotheque Nationale koleksiyonundadır. İlginçtir, mısır ve antik Yunan’dan yüzyıllar sonra rönesansla birlikte Avrupa’da da çıplak resimler, gravürler yapılmaya başlanmıştır.
Hz. Adem ile Hz. Havva’nın cennetten kovulması
Kalender Paşa’nın, Sultan I. Ahmed (1590-1617) için düzenlediği "Falname" adlı eserindeki bu minyatür, Topkapı Sarayı Müzesi’ndedir. Vezir ve aynı zamanda vessale ustası olan Kalender Paşa "Falname"deki 35 minyatüründe, Kuran-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerin kahramanlıklarını tasvir etmiştir.

Vakvak Ağacı ve çıplak kızlar
Bu minyatür; Sultan III. Murad’a (1546-1595) ithaf edilen "Tarih-i Hind-i Garbi veya Hadis-i Nev" adlı yapıtta yer almaktadır. Yazarı belli değildir; kimine göre, Mehmed Emir el-Hasan el-Su’udi; kimine göre ise Mehmed Yusuf el-Herevi’dir. Eser, Topkapı Sarayı Müzesi’ndedir. Yeri gelmişken "Vakvak Ağacı"nın hikáyesini anlatayım:
Amerika’daki Vakvak Adası’nda bir büyük ağaç vardır. Bunun meyveleri dünya güzeli cariyelerdir. Bunlar zaman zaman "vak vak" diye sesler çıkarırlar. Adaya gelen insanlar bu cariyelerle cinsel ilişkiye girerler. Fakat cariyeler ağaçtan kesildikten sonra ancak iki gün yaşayabilmekte ve sonra güzellikleri bozulup ölmektedirler!
Zaloğlu Rüstem’in Dev Ekvan’la savaşı
Firdevsi’nin (934-1020) "Şehname" adlı eserindedir. Topkapı Sarayı Müzesi’ndedir. Dev Ekvan’ın cinsel organı yılan şeklinde tasvir edilmiştir
Sadece ’nü’ resme yasak yok
Seyyid Lokman Urmevi’nin 1583-86 yıllarında yazıp Sultan III. Murad’a sunduğu "Zübdetü’t-Tevarih" adlı minyatür eseri iki bölümden oluşmaktadır. Üstteki bölümde Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban edeceği an Cebrail’in gelişi tasvir etmektedir. Altta ise Hz. İbrahim’im mancınıkla ateşe atılması gösterilmektedir. Eser, İstanbul’daki Türk-İslam Eserleri Müzesi’nde görülebilir
Erzurumlu Yusuf Ömer Darir’in altı ciltlik "Siyer-i Nebi" adlı eserinin üçüncü cildinden koparılıp alınan ve Berlin’deki Museum für Islamische Kunst’ta sergilenen minyatür eser.
Hz. Muhammed’in hayatını anlatan "Siyer-i Nebi" adlı eser Darir tarafından 14. yüzyılın sonunda Mısır’da Memlük Sultanı Berkuk’un isteğiyle Türkçe olarak yazılmıştı. Minyatürde görüldüğü gibi Hz. Muhammed’in yüzü örtülüdür; Hz. Musa’nın yüzü ise açık tasvir edilmiştir.
Erzurumlu Darir’in "Siyer-i Nebi"den; Cebrail’in Hz. Adem ve Hz. Şit’e cennet elbisesi giydirmesi minyatürü ve Kalender Paşa’nın "Falname"deki çalgı çalan ve raks eden melek cinler minyatürü Topkapı Sarayı Müzesi’ndedir
Erzurumlu Darir’in "Siyer-i Nebi"den; Cebrail’in Hz. Adem ve Hz. Şit’e cennet elbisesi giydirmesi minyatürü ve Kalender Paşa’nın "Falname"deki çalgı çalan ve raks eden melek cinler minyatürü Topkapı Sarayı Müzesi’ndedir
Topkapı Sarayı Müzesi’ndeki Ayni’nin "İkdul’l-cuman fi tarihi Ehlü’z Zaman" adlı eserinde başak burcu ve kova burcu bu şekilde tasvir edilmişti. Minyatürleri "ödünç aldığımız" Metin And Hocamıza bu vesileyle bunca yıllık çalışmaları için teşekkürü borç biliriz.
nü...