ARGUNEY > H İ K A Y E L E R > İbadet Artarsa Rızık da Artar

İbadet Artarsa Rızık da Artar


26 Ağustos 2009. Düzenleme: selen


Bir derviş. Evden ayrılışında hanımına işe gidiyorum diyerek ayrılır, ancak doğru tekkeye gider ibadet ederdi. Akşam eve döndüğünde Hanımı:
- Yiyecek bir şeyimiz yok biliyorsun, elin boş mu döndün, dediğinde de
- Çalıştığım zat öyle cömertki... Ondan para istemekden utanıyorum. Ay sonunda ücretimin tamamını toptan verecek, derdi.

Ay sonu geldiğinde, yine evden ayrılmış, tekkeye gitmiş, ibadete koyulmuştu. Akşam eve döneceğinde bir düşünce kendisini aldı, ay sonu idi, hanıma ne diyecekti. Mahzun mahzun eve doğru yürüyordu. Sonunda eve yaklaştı. Evden leziz yemek kokuları etrafa yayılıyordu. Şaşırmıştı, kapıyı hanımı güler yüzle açar, içeri girerler olanları kocasına şöyle anlatır:
- Kimin yanında çalışıyuorsan bey, gerçekten cömert biriymiş. Öğle sıraları idi, nur yüzlü iki zat kapıyı çaldı: "Bunlar beyinin iş ücretleridir. Eğer bundan sonra da işine devam eder ve daha fazla çalışırsa, ücereti daha da artacaktır" dediler ve taze kesilmiş koyun eti, çeşit çeşit yiyecek, hiç tatmadığım meyveler ve bir kese de altın verdiler. Allah razı olsun o kimseden. Açlıktan artık tahammülümüz kalmamıştı.

Hanımından bu sözleri dinleyen derviş Allah'a şükredip, ibadetine devam etti....

Allah (c.c.) neye kadir değil ki !




SEN ONU İNSAN GİBİ GÖRDÜN DEĞİL Mİ?

Yıllar önce 15 yaşlarında babamın bakkal dükkanında babamla birlikte çalışıyorken soğuk bir kış günü akşamı dükkana yaşlı bir kadın geldi.Üstü başı perişan vaziyetteydi.Babam birden irkilerek yerinden kalktı kadına "buyur teyzem" dedi.Yaşlı kadın "Bebelerim aç,açık" dedi.Dükkana hergün böyle onlarca insan geldiğinden bunu belki geri gönderir diye bekledim.Yanılmıştım.Kasayı açtı,eskinin bozuk 1 Lira'larından kadının avucuna tek tek doldurdu.İki poşette gıda torbası verdi.
Yaşlı kadın karanlık çöken havanın arasında kaybolup gitti.
Şimdi Rahmetli olan Babama o zaman" neden böyle yaptın çok mal ve para verdin baba vermeseydin ya " dedim.Bana dönerek,
- Sen onu "İnsan gibi gördün değil mi"? demez mi.
Sustum.Ne demek istediğini yıllar sonra anlamıştım.Zaten o yaşlı kadını yıllarca beklememe rağmen dükkana bir daha hiç gelmedi.






HIZIR OLDUĞUNU SÖYLERİM




Ramazan... Cuma günü... Cuma vakti... Cami... Cemaat tek tük camiye girmekte. İmam kürsüde... Girenlerin arasında... O... Hızır... Hızır a.s. da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor... Hızır'ın yanına kırklarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta...

Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak. Hızır a.s. adamı dürtüklüyor:

- Uyuyacaksın, der. Adam:

- Uyumam, beni rahat bırak.

Hızır a.s. ses etmez, ancak ezan okundu okunacak, adam ha uyudu ha uyuyacak, bir daha dürtükleyerek:

- Uyuyacaksın dedim, der. Adam:

- Ben de sana uyumam, beni rahat bırak dedim. Rahat bırak beni. Rahat bırak yoksa, Hızır olduğunu söylerim. Buradan çıkamazsın. Bu kalabalık sakalında bir tel bırakmaz.

Hızır a.s. susar ve gözlerine kapar, boynunu büker Allah'a yönelerek:

- Ya Rabbim! Bu nasıl iştir. Bu kulun benim kim olduğumu bildi. Bu nasıl iştirki bendeki listede bunun ismi yok.

Cevap gelir:

- Sana verilen listede beni sevenlerin isimleri var. O ise benim sevdiklerimden...
Allah sevdiklerinden etsin... Sevmek, seviyorum demek bir iddia. İş sevilenlerden olmak...




CEBİMDEKİ PARANIN YARISI.

Birgün şehrin kalabalık merkezinde öğle vakti bir çay solonu önündeki masada çayımı yudumlarken,70 yaşlarında yaşlı bir kadın yanımdaki tabureye güç bela ulaşıp oturdu.
Garsondan bir çay istedi. Çayını yudumlarken bana cebinde bir çay parası kadar parasının olduğunu,hiç bir bakanının bulunmadığından bahisle karnından ameliyatlı olup sağlık cüzdanını gösterip tedaviye gelip gittiğinden bahsetti.
Sabah kahvaltısı yapmadığını söyleyip karşıdaki Lokantaya derdini anlattığını lokanta sahibi öğle müşterileri gittikten sonra gelmesini söylediğini ifade etti..
Ben aç beklemesini içime sindiremedim.Cebimde kalan 20 YTL nin 10 YTL'sini kadına verip hemen karşıdaki lokantaya gitmesini ve mutlaka parasını vererek öğle müşterileri ile yemek yiyebileceğini ifade ettim.Lokantaya gitti.Yemeğini yedi çıktı.Ben Lokantaya giderek kadına yemek için gerekli parayı verdiğimi yemek parasını ödeyip ödemediğini sordum.Lokanta sahibi kadının para çıkarmadığını karşılıksız yemek verdiklerini söyledi.Bunun üzerine kadının hareketini doğru bulmayıp kendisinin önüne geçerek yaptığı hareketin yanlış olduğunu, paramı geri vermesini yediği yemeğin parasını ödeyeceğimi söyledim.Geri vermedi.Bende hakkımı helal etmediğimi,yarın Allah'ın önüne nasıl çıkacağını sordum.
Umursamadı bile !.
Yürümekte zorlanan o yaşlı kadın önümden öyle hızla uzaklaştı ki ben sadece arkasından bakakaldım