ARGUNEY SiTESi TURKiYE' s PORTAL
Dünya Saatleri
SiTE REHBERi
   
Astroloji
Ata Sözlerimiz
Bilgisayar Dünyası
Biliyormusunuz
Bitkiler
 
Cumhurbaşkanlarımız
Dini Konular
Download Program
Dünya Rekorları
Ekonomi
 
Faydalı Bilgiler
Fıkralar
Futbol Süper Lig
 
Genel Konular
Günün İçinden
Güzel Sözler
 
Hikayeler
Hava Durumu T.G
Hayvanlar Alemi
Hazır Mesajlar
 
Karışık Resimler
Komik Resimler
Komedi Mizah
Müzik Köşemiz
 
Oyunlar
Otomobil Dünyası
Önemli Linkler
 
Photo Shop Online
Rüya Yorumları
 
Sağlık Köşemiz
Slayt & PPS
Sinema -Tiyatro
Sözlük-Translate
Şiirler & Aşk'a Dair Sözler
Sahibinden Satılık
 
Teknoloji
Wallpaper
Video Klip
Yemek Tarifleri
 
GooGLe aRa
   

Web'te Türkçe

Radyo
   
Site içinde ara
   

Hava DuRuMu
   

Istanbul:
Antalya:
Izmir:
Ankara:
Van:
Edirne:

5 Günlük Haritalı Tahmin

Günlük FALINIZ
   



ReKLaM
   
_______________
_______________
_______________
TLF: 05353370000
_______________
TLF: 05353370000
_______________
Yeni Yorumlar
   
Yazan: ARG, Konu:
Ayla
Özlü Sözler
   
Kimler Online
   

Online üyeler : - Hicbiri

Konuklar : 29

Arama Motorları : ArrayoBot, oBot, oBot, oBot, oBot, oBot, oBot, oBot, Yandex Bot, oBot

Toplam ( 59 ) OnLine

ARGUNEY

 

 
 
  SESSİZCE 
  Kategori: H İ K A Y E L E R

 


Saat on otuz suları.Kar beyaz boncuklar halinde rüzgarın etkisiylehavada süzülürken, o kadar

büyüleyicibir görüntüsü vardı ki;kalbimin korlanmış ateşler altındaki bitmeyen acılarımı dindirmeye

yetti.Acılarımı dindiren bu karın rüzgarlaq olan eşsiz ahengini seyrederken, güçsüz bacaklarımın daha

fazla dayanamaması yüzünden sahilin kenarına konmuş eski bir banka oturup,perişan ve yıkılmaş

dünyamın içinde dolaşmaya başladım.Geçmişin mutluluk tınaları hala kulağımdaydı.Bir zamanlar

kuşların şarkı söylediği,sincapların dans ettiği ormanlarım acı ateşleri yüzünden siyaha bürünmüş

yalnızlıklar içindeydi.Yürümeye devam ettim.Nereye baksam onu görüyordum.Kokusunu7 ayırt

edebiliyordum yanmış kirlenmiş herşeyin oluşturduğu bu dayanılmaz pis kokudan.Kahkahalarını

duyabiliyordum leş kargalarının sevinç çığlıkları arasından.Bir ara duraksadım.Daha fazla ileri

gidip,gidemeyeceğime karar veremediğimden,içine düştüğüm bu karamsarlıktan canım sıkıldı ve

yolcuğuma ara verdim.Üşüdüğümü anlayıp,eski solmuş siyah paltomu çekiştirdim.Üstüm başım

bembeyaz,gözyaşlarım rüzgara karışmış,ben farkında bile değilim.Pürüzsüz kar tanelerini

savurmaktan yorulan rüzgar sedasız çekip gitmesinden sonra martıları setretmeye başladım.Onlar bile

bendeki bu yitirişilin yarattığı hüzün rüzgarlarından etkilenmiş gibi yavaş yavaş süzülüyorlardı,uykuya

yeni dalmış masum bir çoçuk gibi sessizleşen denizin üstünde.Beni bu düşüncelerimden çekip alan

karanlığın içinden gelen bir ses duydum.


_ Bırak kolumu.İlişkimiz bitti.Artık seninle yaşamak istemiyorum.


Diye.Sesten sonra karşıdan karşıdan hızlı hızlı gelen ve tartışan çifti gördüm.Kadının sarı saçları

gecede inci gibi parlıyordu.Boynuna sardığı siyqah şalı havada süzülürken,üüstüne giydiği kahverengi

kürkün tüyleri uçuşuyordu.Altında ise beyaz yünden bir etek vardı.Eteğin bitim noktasına kadar

uzanan siyah deri çizmeleri kıyafetini tamamlıyordu.Topuklarıın çıkardığı tok ses kadının bir hayli sinirli

olduğunun bir göstergesiydi.Adam ise kadının iri ve gösterişli halinin aksine sönük ve dikkat

çekmeyecek bir tipti.Üstüne giydiği kareli,kalın ve sade ceketine sıkı sıkı sarılmış,siyah saçları hafif

dökülmüş,şakaklarına aklar düşmeye başlamış,esmer kısa boylu,şişman yanaklarını gizlesin diye kirli

sakal bırakmış,sessiz sakin bir adama benziyordu.Kadın adama bağırıp,çağırırken,adam ellerini

ceplerine sokmuş,hiç bir şey söylemeden öylece yürüyordu.Bu gürültücü çift benim yanımdan

geçip,geceye karıştıktan sonra içimi garip bir his kapladı.Anılar yitiriliş ordularının acımasız işgalinin

ezikliğini yaşayan iç dünyamın kapısını çalıyordu.Koştum.Paslanmış büyük demir kapıyı güçlükle

açtım.Onları içeri davet ettiğimde kadının söylediği sözler hala kulaklarımda yankılanıyordu.Sanırım

anılarım bu sözün çağışrıştırdığı film karelerinden oluşacaktı.Günün sona ermesine çok az

kalmıştı.Zaman geçmek bilmiyordu.Nede olsa bu benim ilk yalnız günümdü.Daha dün karısıyla

mutluluğu yakalamaya çalışan,umut rüzgarlarıyla çalmadık kapı bırakmayan bir adamken,şimdi

yalnızlıkla birlikte martıların acıklı şarkılarını dinliyorum.İnanamıyorum. O kadar traji komik bir

haldeyimki, az önce yanımdan geçen köpeğin hırıltılı sesleri bana kahkahalarla gülüğyormuş gibi

algıladım ve kızıp, yerde bulduğum küçük bir taş parçasını yanına fırlatarak kaçmasını sağladım.Kendi

terkedilişimin yarattığı ağır yükü taşımayamadığım için başkalarına yüklemeye çalışıyorum.Gerçi

onuda yapamıyorum ya...Ben bu düşünceler içindeyken,az önce içeri davet ettiğim anılar gözümde

canlanmaya başladı.İş aramaya çıkmıştım;ama eli boş dönüyordüm suratıma kapatılan kapıların

önünde beklerken geçirdiğim günden.Apartmanın dış kapısını açıp,ağır ağır merdivenleri

çıktım.Basamaklara her basışımda dünyanın en güzel kadınına ne diyeceğimi düşünüyordum.Kapının

önüne geldim.Cesaretimi toplayıp,zile bastım.Kapı geçde olsa seri bir şekilde açıldı.Anlaşılan karım

biraz sinirli derken,sinirden köpüren,nefret sularıyla yıkanmış iki yeşil gözle karşılaştım.Üzerinde

hergün giymekten yıpranmış,defalarca yıkanmaktan solmuş pembe pijamaları vardı.Beyaz narin

ayakları bu kış gününün soğukluğuna rağmen yalınayak eski bir terliğe geçirili duruyordu.Elindeki

faturaları bana gösterirken.Üç aydır sobamız yanmıyordu.Küçük salaumuzda duran eski elektrikli

sobayı yakıyorduk ısınmak için.Üsküdar’ın köhne bir köşesinde yıkılmaya yüz tutmuşbu eski

apartmanın ufacık dairesinin içinde.Bu yüzden içerisi bu gibiydi.İki camımızda kırıktı.Geçen hafta

yandaki evin damından tırmanan hırsızlar içeri girmek için kırmışlar.Alacak birşey bulamayıncada

sessizce çekip,gitmişler.Soğuğu tutsun diye muşambayla sardığım kartonları koydum kırık camların

yerine.Şimdi onlarda yok.Dünkü yağmur ve fırtınadan uçup,gitmiş.Camın altında duran divanımız

sırılsıklam olmuştu.İki oda bir salon olan bu eski dairemizin sadece bir odası dayalı döşeliydi.Gerçi

mobilyalar çürümeye yüz tutmuştu ya...Karım gözlerimin dalışından rahatsız olacaktı ki tiz ve yüksek

bir sesle bağırmaya başladı.


_ Salih geçinemiyoruz.Olmuyor.Ben bu evde yaşayamıyorum.Yaşam sevgiden önce gelir.Bak şu

faturalara ne hale gelmiş? Borçlarımız gittikçe katlanıyor.Kredi kartları yüzünden

evimizi,arabamızı,eşyalarımızı,herşeyimizi kaybettik.Sekiz aydır kira ödeyemiyorum.Allah’tan ev

sahibimiz yılmaz amca ona bütün gün baktığım için sesini çıkarmıyor.Zaten ihtiyacıda da yok gibi

gözüküyor.Herşeyden bıktım.Senden,işsizliğinden,bu evden,bu şehirden,hepinizden nefret

ediyorum.Geçen gün yine haciz memurları geldi.Evde maddi değer taşıyacak bir şey

bulamadılar.Şimdi seni hapse atacaklarmış.Neden bankaya yeni evin adresini verdin ki.Üstelik yine bu

kokuşmuş semtte ev bulduk.Sana şehri terk edelim demiştim;ama sen beni dinlemedin.Herşeyin

düzeleceğini söyledin.Hayallerini pembe yalanlarla süsledikten sonra benim sana olan sevgimi kendine

bile inandıramadığın akıl almaz planlarının uğruna kullanıp,benim hayatımıda yok ettin.Ben artık buna

katlanamıyorum.Olmuyor.Bundan sonra seninle birlikte yaşamak istemiyorum.


Dedikten sonra gözlerinden soluk yanaklarına düşen yaşları sildi.Tam bir şeysöylemek için yokolan

gururumun yasını tutan gözlerimi yerden kaldırıp,onun gözlerine çevirdiğimde,donuk bir ifadeyle

yüzüme baktıktan sonra arkasını dönüp,gitti.Arkasından içeri girdim.Ayakkabılarımı çıkarıp,nem

yüzünden sıvaları dökülmüş,duvarın kenarına usulca koydum ve salondan bir tabure alıp,hızla odaya

yöneldim.Güzel ve üzgün karım şu anki sınırlarımızın üstünde bir akşam yemeği hazırlayıp,masanın uç

tarafına büzülmüş bir şekilde beni bekliyordu.Salondan aldığım tabureyi masanın diğer ucuna

koyup,tabağıma iki üç kaşık yemek doldurdum.Yemek sanatında çok başarılı olan hüzün meleğim yine

tüm marifetlerini sergilemişti.Sanki onun yaptığı yemeklerde adını koyamadığım başka bir şey

vardı.Çok fazla sevmediğim kurufasülye bile onun kattıklarından sonra hiçbir lezzetini bizden

esirgemiyor.Gün boyu boş olan midemize hayatımızın ne kadar zor geçtiğini biraz olsun

unutturabiliyordu.Yemek boyunca hiç konuşmadık öylece oturduk ve yemek yedik.Akşam yemeği

bittikten sonra direkt soğuk yatağımızın içine daldım.Karımın söylediği sözler içime işlemişti.Gözlerimi

kapadım ve bu günün çabucak geçmesini diledim.Sabah olup,gözlerimi açtığımda yanımda kimsenin

yatmadığını anladım.Belki yaşlı ev sabimizi ziyarete gitmiştir diye düşünüp,endişelenmeden öylece

mutfağa girdim.Kahvaltı hazırlanmamıştı.Odaya giridim.Herşey dün akşamdan kalmış,gibiydi.Güzel

karım sofrayı bile toplamamıştı.İçimde heyecan boruları ötmeye başlamıştı.Korku dalgaları sakin ve

yorgun kalbimin kıyılarını hunharca dövmek için hazırlanmıştı.Hızla iki kat üstümüzde yaşayan yaşlı ev

sahibimizin dairesine yöneldim.Kapıyı yumruklamaya başladım.Yaşlı adam uzun bir süre bekledikten

sonra yavaşça kapıyı açıp,şaşkın şaşkın yüzüme baktı.Belliki bizim ihtiyar yine uykuya kalmıştı.Biraz

kendini toparladıktan sonra gözleri sorgulayıcı bir hal aldı ve



_Ne oldu oğlum?Bir şey mi var?diye sordu.

Heyecanıma yenik düşmüş bir ses tonuyla

_Karım nerde?Bugün size hiç uğradı mı?

Yaşlı adam az önceki uykunun mahmurluğundan kurtulamamanın azizliğiyle bir ara durakladıktan sonra

_Ayşe bugün buraya hiç uğramadı.Ben de onu bekliyordum.Televizyon izlerken dalmışım.Yoksa

Ayşe’ye bir şey mi oldu?Neden soruyorsun?


_Ayşe gitmiş.Yok.Beni terketmiş.Aman Allah’ım bunu bana nasıl yapar?Söyleyin Yılmaz Amca bunu

bana nasıl yapar?


Yaşlı adam mahvolmuş halime acıyıp,burumuş titrek eliyle sırtımı sıvazlayıp.

_Hemen telaşlanma evladım.Belki bakkala gitmiştir.

_Hayır!Ayşe benden çok erken kalkar.Mutfağa girip,eksık bir şey var mı diye bakar.Eksık bir şey

varsa cebimden para alır ve markete gideceğini bana söylerki uyandığımda onu yanımda bulamazsam

telaşlanmayayım diye.Ama o daha akşamdan gitmiş Yılmaz Amca akşamdan.

Yaşlı adam üzülmüştü benim bu perişan halime.Koşarak merdivenlerden inip,bizim daireye doğru

yöneldiğimde,hala Yılmaz Amcanın yukardan sesi geliyordu.


_Dur oğlum.Bekle merak edecek bir şey yoktur.Şimdilerde gelir Ayşe bir yere kadar gitmiştir.Merak

etme.


Koşar adım içeriya girdim.Dünkü fırtınadan ıslanmış olan divanın solunda iki duvarın birleştiği köşeyi

kapatan, eski kapısı kırık gardolabı açtım.Ona ait hiç birşey kalmamıştı.Sadece alışkanlığımın mı sebeb

olduğu yoksa gerçekten mi var olduğunu bilemediğim,doğum gününde aldığım parfümün hafif

kokusunun esintileri vardı boş dolabın içinde.Kendimi boş dolabın karşısında duran oturunca yayları

rahatsız eden,soluk kırmızı koltuğa bıraktım.Saatlerce aşkla oluşturduğum harikalar diyarının yalnızlık

ve terkediliş rüzgarlarıyla savruluşunu yaşadım.İçimdeki hüznün tarifi mümkün değildi.Daha fazla

tahammül edemeyerek,dışarı çıktım.Hava yeni kararmıştı.Tek tük kar atıştırıyodu soğuk ve siyah

gecenin gökyüzünden.Yürüdüm.Beş veya altı defa sahili turladım.Düşündüm.Yine çıkamadım işin

içinden.Canım sıkıldı.Sahilin kenerında duran eski bir banka oturdum.Derken anılarımın oluşturduğu

film sona erdi.Martılarda gitmişti zaten bir tek yalnızlık ve ben vardım bu eski bankın üzerinde.İn ve

cin top oynamaya başlarken elimi cebime götürdüm.Lise yıllarından kalma bir resim

buldum.Çıkartıp,caddeyi aydınlatan elektrik direğinin loş ışığına tuttum.Gençlik işte bütün yüzler

gülümsüyor.gözlerde hep aynı dertsiz,tasasız,boş ifade.Resmi tekrar yerine yerleştirirken, o yıllarda

tekrar o yaşta olmayı ne kadar çok istediğimi farkettim.Oyalanıcak hiç birşey kalmayınca kendi

dünyamın paslı demir kapısını kapattıktan sonra ayağa kalktım.Sahilden uzaklaşıp,semtin iç kısmında

kalan ıssız bir sokağa girdim.Bir kaç tinerci genç sokağın diğer ucunda ateş yakmış hayatlarını

karartıyorlardı.İçim acıdı.Bir an için kendi yalnızlığımı unutup,onların bu çaresiz haline acıdım.Yanlarına

gidip,hayatlarını mahvedeceklerini bile bile cebimdeki son parayı ateşte ısınmaya çaılışan tinercilerin

en küçük olanının yırtılmış,pislikten yeşili zor seçilen ceketinin cebine koydum.Çoçuklar konuşacak

halde olmadıkları için beni başlarıyla selamlayıp,devam ettim.Biraz daha ilerledikten sonra karşıdan

birinin geldiğini farkettim.Adama daha da yaklaşınca işine gitmekte olan Gülfem Hatun Cami’nin imamı

olan çocukluk arkadaşım hüseyin olduğunu anladım.Onu tanır tanımaz dertlerimi,sıkıntılarımı bir

kenara atıp,aklıma beraber geçirdiğimiz eski günlerimi geldi.Hüseyin’le aynı mahallede karşılıklı

evlerde oturuyorduk.Durumları çok kötüydü.Babası Kemal Efendi(mahallede herkes ona böyle

seslenirdi)yine aynı camide imamlık yapıyordu.Aldığı çok az parayı ev kirası,su,elektrik faturası

derken yarısını bırakıyordu.Geri kalanını da ancak beş çocuğunun masraflarına harcıyordu.Kıt kanaat

geçiniyorlardı.Tek katlı beyaz eski bir evleri vardı.Yağmurda çatısı akan.Üç oda bir salon olan bu eski

evde Hüseyin’le beraber dışarıda olmadığımız zamanımızın çoğunu arkadaki küçük odada oynayarak

geçirirdik.Yağmur yağdığında tavandan süzülen suları kaplara doldurup,çığlıklar atarak birbirimizi

ıslatırdık.Çığlıklarımızdan rahatsız olan Kemal Efendi sinirli sinirli odaya girerek üstümüzün başımızın

da sırılsıklam olduğunu görünce adeta çıldırır ve bizi kovalamaya başlardı;ama asla vurmazdı.Dayakla

insanın eğitileceğine inanmıyordu daima.İri yarı görünüşünün altındaki beyefendi halini tamamlayan

dürüstlüğü ve iyiliği onun her zaman haklının yanında yer almasını sağlardı.Gür sesinden yankılanan

sözcükler insanın beynine işler.Asla unutulmazdı.Mahalle sakini Cuma namazını asla kaçırmaz,onu

dinlemek adeta birbiriyle yarışırlardı.Hüseyin ise sessiz sakin yapılı biriydi.Her gün okula beraber

gidip,geliyorduk.Derslerindeki üstün başarısı nedeniyle herkes onun gelecekte en çok da babası bilim

adamı olacağını düşünüyordu ki;orta okuldan mezun olduğumuz yazın sıcak bir gününde babası

işinden evine dönerken tansiyonunun aniden yükselmesi sonucu beyin kanaması geçirip,ölünceye

kadar.Bu olaydan sonra Hüseyin’in tüm dünyası değişti.İmam hatip lisesine girdi ve belli bir ücret

karşılığında evlede mevlütlere katılıp,ailesini geçindirmeye başladı.Benim okulumda başka bir şehirde

olması nedeniyle birbirimizden ayrıldık;ama arkadaşlığımızı hiç bitirmedik.Daima

mektuplaştık.Yatakhanede geçen yıllarımda benim tek dayanağım,tek sırdaşım oldu.Zaman ne kadar

çabuk geçiyor.İkimizde büyüdük evlendik.Geçen gün duydum karısıyla bir bebek bekliyorlarmış.Çok

sevindim.Tesadüfün güzeli ise yıllar önce ki gibi yine aynı semtte bulduk birbirimizi.Üstelik geceyarında

ıssız bir sokakta yollarımız keşisti.Oda beni görünce hemen tanıyıp,gülümseyerek yanıma geldi.


_Salih nasılsın?Epey oldu görüşmeyeli.

_İyiyim Hüseyin yaşamaya çalışıyorum işte.Geçen gün duydum.Komşunuz söyledi.Bir bebek

bekliyormuşsunuz.Çok sevindim.


_Demek duydun sana ben söylemek isterdim;ama sağolsun Ayla Abla’nın da ağzında bakla ıslanmıyor

hani.

_Yapma be!İyi kadındır.

_İyidirde herşeyi herkese yetiştiriyor.Yoksa iyiliğine iyidir Ayla Ablamız.

_Bilmezmiyim hiç.E o kadarınıda hoş görmek lazım.Kadının kocasını kaybedeli beş yıl oldu.Kolay mı iki

çoçukla bi kadın başına yaşamak.


_Öyle öyle o yüzden bizde hoşgörüyoruz hanımla.Aaa!Hanım dedimde aklıma geldi geçen gün Ayten’le

başınıza o kadar felaket geldi hala birliktesiniz tıpkı ilk günkü gibi.Örnek bir çift gibisiniz valla.Buarada

Ayşe nasıl?İyidir inşallah.


Az önceki aklımın bir kenarına ittiğim dertler çığlar oluşturarak yine beynimi kapladı.

_Şey...Karım beni terk etti.

_Nasıl ya?Şaka yapıyorsun değil mi?Olur mu öyle şey canım.

_Hüseyin bunun şakası mı olur?Bugün hiç bir şey söylemeden çekip,gitmiş.

_Hay Allah çok üzüldüm şimdi çok yazık olmuş.

_Yazık ki ne yazık Hüseyin perişan durumdayım.

_Üzme kendini toparlan biraz Allah herşeyi görür.Hiç bir kulunu çaresiz bırakmaz.Sen hiç dert

etme.Allah’a inanıp,iman edenleri mutluluk bulur.Bunu sakın unutma.Karın annesine gitmeştir belki.Bir

kaç gün kendini dinler,geri döner.Bunu sakın unutma.Bu arada sen bize gelmek ister misin?Konuşuruz

biraz iyi gelir.

_Yok çok sağol.Evime gidip,yatarım.

_Sen bilirsin.Sana ısrar edilmez.Çocukluğundan beri inatçıydın zaten.

Sanırım arkadaşlık böyle bir şey en zor zamanklarda bile güzel sohbet,anlayışve

gülümsemedir.Onunla konuşmak o kadar iyi geldi ki...

_Neyse Hüseyin seni daha fazla tutmayacağım.İyi geceler.

_Aaa!Lafı mı olur.Sanada iyi geceler.Bir ara görüşelim;ama unutma.

_Tamam.Unutmam görüşürüz.

Hüseyin’den ayrıldıktan sonra evimin yolunu tuttum.O kadar isteksizdim ki.Ayaklarım geri geri

gidiyordu.Eski apartmanımın önüne geldiğinde yüreğimdeki sancılar artmaya başladı.Yalnızlık içinde o

soğuk dairenin içine girmeye cesaret edemiyorum.Gerçi sokakta da yatacak güçtü değildim.Hotelde de

yatacak param yoktu.Mecburen dış kapıyı açtım.Merdivenleri çıkmaya başladım.Kapıyı gördüğümde

içimi garip bir şüphe kapladı.Kapı aralıktı.İçeriden sesler geliyordu.Yabancı ve alçak şekilde.Kesin yine

hırsızlardır diye kapının kenarında duran ateş küreğini elime aldım.Yavaşça içeri girdim.İçeride alışık

olmadığım bir sıcaklık vardı.Salonun ışığını yaktığımda,gördüklerime inanamadım.’’Sürpriz’’diye bir ses

yankılandı kulaklarımda.Masa güzelce hazırlanmış,mumlarla süslenmiş,hoş bir pasta üzerinde iyiki

doğdun iyi günde kötü günde hep beraber yazan.Karım,annem,babam,hatta sürekli borç istediğim için

benden pek hoşlanmayan kardeşim bile burdaydı.Evet şimdi farkına varıyorum.Bugün benim doğum

günüm.Nasıl unutabildim?Bir dakika elbetteki unuturum.Daha bir saat önce adımı sorsalar

cevaplayabileceğimden emin değildim.Kendimi tutamadım ağlamaya başladım.İçimde biriken bütün

acılarım mutluluk gözyaşlarıyla birlikte akıp,gitti yanaklarımdan.Kutlama ve pasta merasimi sona

erdikten sonra.Kardeşim yanıma geldi.


_İş arıyormuşsunuz beyefendi.Peki bulabildiniz mi?

_Nerede kardeşim bu devirde iş.Şapkadan fil çıkması kadar zor bir iş yani imkansız.

_Hiçbirşey imkansız değildir ağabeyciğim.Dün bizim şirketteki muhasebeci işi bıraktı.Şimdi yeni birine

ihtiyacımız var.Senden iyisini mi bulacağız?


_İnanamıyorum ya bu benim hayatımda aldığım en güzel teklif.En güzel doğum günü hediyesi.Çok

sağol kardeşim.Çok sağol.


_Önemli değil canım.Her zaman.Hem kardeşler ne içindir ki?

İlerleyen saatlerde kardeşim işlerini bahane ederek yanımızdan ayrıldı.Annemle,bababında uykusu

gelmişti zaten.Yılmaz Amca’dan aldığımız yakacaklarla öbür odanın sobasını yaktıkve eski yüklükten

yer yataklarını hazırlayıp,rahat etmelerini sağladıktan sonra.Güzel karımla başbaşa kaldık.


_Bugün beni çok korkuttun.Beni terk ettiğini sandım.

_Evet.Seni terk etmiştim.Bu şehirden ayrılıp,yepyeni bir hayat başlayacaktım.Sabah evden ağlayıp

çıktım.Koşmaya başladım.Bir ara durup,hep hayalini kurduğum buzdolabına bakarken yanında

çalışmakta olan televizyondaki reklamı fark ettim.Reklamda ’’Bugün dokuz Ocak hayatınıza yeniden

başlamaya ne dersiniz?Birden herşey anlam kazandı.Bugün dokuz Ocak’tı yani senin doğum

günündü.Senin hayata gözlerini açtığın gün.Herşeyimin doğduğu gün ben onu terk ediyordum.Bu çok

saçma bazı şeyler ters gitti diye hemen kaçmak mı gerekir?Aşk mücadele ister.Zorluklara göğüs

germeyi bilmek gerekirdi.Bende yaptığımın ne kadar yanlış olduğunu görüp,hemen anneni

aradım.Yapmak istediklerimi anlattım sonra kardeşini aradım.Hazırlandık ve seni beklemeye başladık.

_Teşekkür ederim Aşkım.

_Niçin teşekkür ediyorsun?

_Beni yalnız bırakmadığın için.İlk andan son ana kadar yanımda olduğun için.Herşey için.Seni
seviyorum aşkım.

_Bende seni seviyorum.

dedikten sonra konuşmamızı sonlandırdık.Ne gündü ama hem felaketim,hem yeniden doğuşum

oldu.İnanılmazdı.Uzun günlerden sonra ilk defa mutlu,huzurlu,sıcak ve sevgi dolu uyuduk.Sessizce.
Sevdiklerinizle Paylaşın
 
  BeNZeR KoNuLaR iLGiNiZi ÇeKeBiLiR
  • İkisini De Sevdim
  • Gelmesini hiç istemiyoruz bu misafir sormadan gelir
  • Oysaki yanımızdaki olmadan yaşayamayacağımızı unutuyoruz
  • Korkmak bir sevme tarzıdır
  • Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...
  • Sigara gibi hikaye
  • unutmazsam nasıl affederim?
  • Ayrılık acısını başka insanlar geçirmez
  • Bugüne kadar yanlış insanları sevmişiz neden mi?
  • Gözyaşları yanaklarda kavusur
  • Üşüyorum...
  • Yaşlıları bekleyen kötü son
  • SEVDAMIN ADINI SİZ YAZIN
  • SEVMEK Mİ SEVİLMEK Mİ?
  • Sus Gönlüm
  • Buyurun cenaze namazına
  • Kızılderililerden tek kelimelik hayat dersi
  • 'Nasıl... bir erkek arıyorsun?'
  • GERÇEK AŞK, boşanmak isteyen bir kadını nasıl mahçup etti?
  • Aşk acısından kurtulmanın yolları
  • SEN VE BEN Garip bir hal
  • Anahtar Kelimeler sonra, kadar, 351ey, benim, fazla, yüzünden, içeri, duran, geldi, kenar305na, beraber, bo351, güzel, biraz, ayn305, dünyam305n, oldu287unu, sinirli, beyaz, mutluluk

    Begendim (+) +26 Begenmedim (-)
    | | Yazan : selen | Tarih : 11 Temmuz 2009 | Yorumlar : (0) | Gösterim : ( 2192 )
    ÖZLEM... <<<< Önceki Konu <
    > Sonraki Konu >>>> Gidişine gülmem lazım…
    Yorum Yok
      Bu konuya daha önce yorum yazılmamış, Fikrinizi ilk siz paylaşmak istermisiniz?
    Bilgi
      Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize ÜYE OLmanız Gerekmektedir.
    YÖNETiM PANELi
       
    İsim
    Şifre

     
    Yeni Yıla Kalan Zaman!

    Güncel Online
       


    Gazete Sayfaları
       
       
    «    Aralık 2021    »
    PtSaÇrPrCuCtPz
     
    1
    2
    3
    4
    5
    6
    7
    8
    9
    10
    11
    12
    13
    14
    15
    16
    17
    18
    19
    20
    21
    22
    23
    24
    25
    26
    27
    28
    29
    30
    31
     
    Döviz Kurları
       

    Altın Fiyatları
       
    Yeni Konular
       
    » Xiaomi Mi 10 Pro
    » Corona Virüsü Nedir?
    » Güneşimi Kaybettim
    » Mevlana'dan
    » Black Panther
    » Elektrik faturaları azalacak
    » Kuzalan Tabiat Parkı
    » Burun estetiği
    » Japonya'da robotlar
    » Nokia 3310’un 4G desteklisi geliy ...
    Rastgele Konular
     

    » Doğru perde seçimi
    » Remove Fake Antivirus 1.90 Portab ...
    » SRWare Iron 30.0.1650.0 Portable
    » TARİHTE BUGÜN ''08 EYLÜL''
    » Revo Uninstaller 1.91 Portable
    » HyperSnap 6.90.01 Portable
    » File Blender 0.33 Portable
    » 4 hırsız, 9 koç bir otomobile nas ...
    » Sevginin
    » Ashampoo Snap 7.0.10 Portable


    Yazan: fredy4518

    En Çok Okunan Konular
     
    İstatistikler
       
    ARG
    Konular: 2769
    Yorumlar: 746
    fredy4518
    Konular: 2668
    Yorumlar: 0
    selen
    Konular: 2410
    Yorumlar: 239
    trip
    Konular: 1980
    Yorumlar: 160
    akgs
    Konular: 681
    Yorumlar: 237
    boncukvet
    Konular: 349
    Yorumlar: 236

    Makale İstatistikleri
     »   Son 1 Saat: 0
     »   Bugün: 0
     »   Bu Ay: 0
     »   Toplam Makale: 13037
     »   Yayınlanmayı Bekleyen: 0

    Üye İstatistikleri
     »   Bugün: 0
     »   Son 1 Saat: 0
     »   Bu Ay: 0
     »   Toplam Üye: 24841
     »   Yasaklı Üye: 1

    Yeni Üyemiz
     »  zonawm
    Arşiv
       

    A

    R

    Ş

    İ

    V

    Mart 2020 (2)
    Temmuz 2018 (2)
    Şubat 2018 (6)
    Ocak 2018 (1)
    Eylül 2017 (4)
    Ağustos 2017 (2)
    Anket
       

    Mükemmel
    Çok İyi
    Normal
    Beğenmedim
    Fikrim yok


     
     
    ,.-~*`*~-.-(_ Türkiye's portal | 2007 | design by arguney _)-,.-~*`*~-.
    Clicky Web Analytics