İnsan öleceğini bildiği halde neden ölümü düşünmek istemez?.Ölümden sonrasının bir azap getireceğinden korktuğu için mi,yoksa ölümün başlı başına bir azap olduğunu düşündüğü için mi?.
Buraya pozitif yönde bir üçüncü soru ekleyebiliriz.
Ancak bu üçüncü soru,ilk sorduğum soruyu ortadan kaldıracağı gibi,haliyle diğer soruların oluşmasına da imkan vermeyecektir.
Şimdi gelelim konumuza;insan dünyaya korkuyla indirilmiş bir mutlu varlık görünümündedir.
Esasen insanın mutluluğu sahteciliktir.Çünkü eğlenmeye bağlı mutluluk gerçek mutluluk değildir.
İnsan her vakit eğlenemez,eğlenmemelidir de zaten.Hiç darılmayalım dostlar,biz mutlu değiliz.
Eğlendiğimiz,hoş vakit geçirdiğimiz sürece mutluyuz.Sevginin insanı mutlu ettiği en çok inanılan yalandır.
Mutluluk verici olan insanın sevdikleriyle birlikte olabilmesidir.Yoksa sevginin sabit bir mutluluk hissiyatı olduğu,beşeri manâda apaçık bir ütopyadır.
Sevgi ve mutluluk mefhumları birer aldatmacadır.İnsanın hakiki hissiyatları,hüzün,ümit ve huzurdur.
Hayal ettiği alemde olamayışın hüznü,hayal ettiği aleme kavuşmanın ümidi ve hayal ettiği aleme varacak olmanın,sevgiliye kavuşacak olmanın huzuru vardır insanın özünde.
Öyleyse mutluluk dünyada hazzetmekten ibarettir.Hakiki mutluluğu ölümde aramalı,ölümden sonrasında aramalı.
Hakiki sevgiyi Hakiki Sevgili'de aramalı.Huzuru O'na kavuşmaya bağlamalı.
Ümidi O'nun vaadettiklerinde bulmalı.(1)Evet biz insanız.Biz insanız demek;biz aciziz,günah işleriz demektir.
İnsan olalım ise ;bizim esasen daha yüce bir varlık olduğumuzu,buna göre mükellefiyetlerimizin olduğunu ve buna uymamız gerektiğini hatırlatan bir çağrıdır.
Öyleyse hep beraber bir kez daha insan olalım..