Yüksek tepeleri oluşturan kayalar,sessiz bir dünyanın canlı varlıkları olduğunu biliyormusunuz?Bir yanar dağın püskürtüğü lâvları seyrettinizmi? Ölü bir toprağın ani kükremesini hiç düşündünüzmü? Toprağın yanması taşların eriyip başka şekilde yerin altında ve üstünde yeni cisimlerin oluşması bize dünyamızın sadece cansız bir toprak yığını olmadığını ifade etmiyormu? Bütün bu sorular kayalar alemini ve toprağın dilini çözmek için bilim adamlarının uğraş alanı olmuştur. Topraktan aldığı güçle yeşerip büyüyen bitkiler,tekrar ölüp toprağa dönüşen canlılardır.Zaman süreci içinde değişik metallere dönüşen ayni dünyanın şekil değiştir- miş canlı varlıkları olabilirmi? Bütün canlıların şekil değiştirip başka bir varlık olması öbür dünyayı bizlere anlatan toprağın dili deyilmidir? Ölen bir canlının toprak’ta çürü- mesiyle,canlının özelliklerini taşıyan zerrecikler toprağı oluşturduğuna göre,bu top- rakta yeşerip büyüyen bitkilerden elde edilen besinleri yiyen canlılarların bedeninde oluşan tohumlar erkek ve dişilerin çifleşmesiyle,önceden ölüp toprağa karışan canlının birşekilde yeniden dünyaya gelmesi olabilirmi? "Toprak Ana" Birçok canlıyı doğuran toprağın "Babası" ne olabilir? Toprağı kaplayan bitki örtüsü yoktan nasıl var olduğunu hiç düşündünüzmü? Rüzgarın uzak- lardan sürükleyip getirdiği tohumların evveliyatını yine "Toprak Ana"doğurmadımı? Öyleise bir devrüâlem içinde olduğumuz söylenebilirmi? Ölen ilk canlının neslini "Toprak Ana" Devrüâlem içinde devam ettirdiğini düşünsek bile,ilk canlıyı yaratan İlâhi bir güç olduğuna ulaşmış olmazmıyız? "Arz" insanların ve diğer canlıların içinde büyüdüğü bir mekan,bir beşik olduğuna göre ölüm ile arza dönen bütün canlılar dünya var olduğu müddetce topraktan gelip toprağa dönmeye devam edecektir.