ARGUNEY > GüNüN iÇiNDEN > 1mayıs Nevruz İşçi Bayramı.....RESMİ TATİL

1mayıs Nevruz İşçi Bayramı.....RESMİ TATİL


30 Nisan 2009. Düzenleme: selen
CHP, 21 Mart'ın Nevruz Bayramı, 1 Mayıs'ın da İşçi Bayramı olarak kutlanarak,
resmi tatil ilan edilmesi için kanun teklifi verdi.
CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek'in TBMM Başkanlığına sunduğu
iki ayrı kanun teklifi, Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanunda
değişiklik yapıyor.
21 Mart'ın resmi tatil ilan edilerek, Nevruz Bayramı olarak kutlanmasını
öngören yasa teklifinin gerekçesinde, bahar mevsiminin başlangıcının, geçmişte
bir çok toplum tarafından farklı hikaye edilerek, bugüne kadar yaşatılabildiği ve
ortak değer halini aldığı kaydedildi.
Buna rağmen, bazı kesimler ve resmi yetkililerin, Nevruz kutlamalarına
kuşkuyla bakmaya devam ettiğinin savunulduğu gerekçede; halkın büyük
çoğunluğunun, coşkulu kutlamaları yanında, yasak savma niteliğindeki
kutlamaların, Nevruz'un ruhuna ters düşen bir şekilde, asıllarının yerine ikame
edilmeye çalışıldığı öne sürüldü. Gerekçede, şu görüşlere yer verildi:
''Nevruz'un resmi bayram ilan edilmemesine, resmi düzeyde tek bir resme
ve renge indirgenmeye çalışılmasına rağmen, Türkiye'de özellikle son 20 yıl
içinde toplumsal düzeyde yoğun bir katılımla kutlanmaktadır. Toplumun her
kesiminin yoğun katılımı ve ilgisi barış, kardeşlik, dostluk mesajlarının
birleştirici etkisi, 21 Mart gününün anlamının toplum katında yerleşiklik
kazandığının en açık göstergeleridir. Toplum demokratik temsilcilerinin
mutabakatıyla kendi bayramını hiçbir kuşku gölgesi altında kalmadan kutlama
tercihini belli etmiştir.
Komşu ülkelerin çoğunda resmi tatil olarak kabul gören ve kutlanan
Nevruz'un Türkiye'de de resmi tatil olarak kabul edilip kutlanmaya başlaması
artık bir zorunluluk halini almıştır. Pek çok farklı kültüre ev sahipliği yapan
Türkiye coğrafyası farklı Nevruz anlatımlarıyla bu mirası sadece bölgemizde değil
dünyada da bir kez daha sahiplenmek zorundadır. 21 Mart Nevruz Bayramının, resmi
bayram olarak kutlanması, isminde gizlediği ışığın insanlık tarihinde hak ettiği
yerine kavuşturulmasına ve toplumumuzun hak ettiği bayramına ulusal düzeyde sahip
çıkmasına vesile olacaktır.''

-''KORKU KAYNAĞI OLARAK TAKDİM EDİLDİ''-

1 Mayıs'ın İşçi Bayramı olarak kutlanmasını öngören ikinci kanun
teklifinin gerekçesinde ise Türkiye'nin, işçi bayramıyla yüzyıllık tanışıklığına
karşın, bugün resmi bayram hüviyetini kazanamamasının, toplumsal yaşamda önemli
bir eksıklik olarak hissedildiği vurgulandı.
Gerekçede, 1 Mayıs 1977'de yaşanan acı tecrübenin, sadece 1 Mayıs İşçi
Bayramının değil, aynı zamanda 1 Mayıs'ın da toplum katında algılanması üzerinde
son derece olumsuz etkiler bıraktığı ifade edilerek, ''Toplumsal barışın tescil
edildiği bir gün olması gereken 1 Mayıs, ne yazık ki, ülkemizde bir korku kaynağı
olarak takdim edile gelmiştir'' denildi.

AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ ERGÜN: ''BUNLARI AÇILIM OLARAK DEĞERLENDİRME İMKANI YOK''

TBMM'de gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan, AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün,
CHP'nin verdiği teklifleri açılım olarak değerlendirme imkanı olmadığını belirterek,
''Bunların, eski açılımlardan sonuç alınmadığı için getirildiğini düşünüyorum'' dedi.

Ergün, 1 Mayıs'ın tatil olması için ÖDP'li Ufuk Uras, CHP'li Bülent
Baratalı ve AK Parti'li Agah Kafkas'ın, Nevruz'un tatil olması için ise DTP ve
MHP'li milletvekillerinin daha önce verdikleri tekliflerin olduğunu hatırlatarak,
''Bunlar zaman içinde komisyonlarda değerlendirilir'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın ''Teklifler kanunlaştırılmak
isteniyorsa, Danışma Kurulu kararıyla Mecliste bugün ya da yarın görüşülebilir''
dediğinin hatırlatılması üzerine Ergün, grupların Meclisin tatile girmesi
konusunda daha önce uzlaştıklarını, teklifler için olağanüstü toplantıya
çağrılmasına gerek olmadığını ifade etti.

MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL: ''MHP'NİN ZATEN BU KONUDA TBMM GÜNDEMİNDE BULUNAN
BİR TEKLİFİ VAR''
TBMM'de gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, son
zamanlarda AK Parti ve CHP arasında ''açılma-saçılma'' rekabeti yaşandığını söyledi.
Partilerin, politikalarıyla ilgili bir pusulasının olması gerektiğini
ifade eden Vural, ''Konjonktürel olarak bir takım gelişmeler istikametinde oy
avcılığı için bunu yapmak doğru değil'' diye konuştu.
Vural, Nevruzun resmi tatil ilan edilmesi için MHP İstanbul Milletvekili
Atilla Kaya ile birlikte 8 Ocak 2008'de kanun teklifi verdiğini hatırlatarak,
teklifin doğrudan gündeme alınması için 18 Mart 2008'de TBMM Genel Kurulunda
görüşmeler yapıldığını belirtti.
Kanun teklifinin, TBMM gündeminde 62. sırada yerini aldığını bildiren
Vural, ''Eğer bu konuda siyasi partiler arasında bir mutabakat varsa, buyurun
bunu resmi bayram olarak kutlayalım. Nevruz, zaten tüm Türk dünyasında
kutlanıyor, bu coğrafyada kutlanıyor. 21 Mart'ı, gerilim ve siyasal rekabetten
çıkartmak gerekir. Türk dünyasında kutlanan bu bayramın, Türkiye'de yapılmasında
büyük fayda görüyoruz'' diye konuştu.

-''BAZILARINA GÜNAYDIN''-

Vural, seçim öncesinde bunun bir ''açılım'' olarak öne sürüldüğünü
belirterek, ''Bazılarına da açıkçası 'günaydın' demek istiyoruz'' dedi.
''1 Mayıs'ın tatil ilan edilmesi konusunda destek verip
vermeyeceklerine'' ilişkin soru üzerine de Vural, MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli'nin, ''1 Mayıs'ın, emek ve işçi bayramı olarak kutlanmasında, müsait
iklimin oluşturulmasına'' yönelik sözlerine dikkati çekti.
''MHP olarak Nevruz ve 1 Mayıs'ın gerilim aracı olarak kullanılmasını
istemiyoruz. Bunlar bizim ortak paylaşacağımız hususlardır'' diyen Vural, bu
konuda MHP olarak üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır
olduklarını bildirdi. Vural, ''Bütün siyasi partiler uygun görürse, 1 Mayıs'ı da
emek ve işçi bayramı olarak kutlayabiliriz'' dedi.
Bununla ilgili bir girişimlerinin olup olmayacağına ilişkin soru üzerine
de Vural, şunları söyledi:
''Bunları siyasi açılım, atraksiyon ya da rant ve istismar aracı olarak
değil de Nevruz'un tüm Türk dünyasında kutlanması konusunda ezelden beri bir
fikrimiz var. Nevruz'un yeni farkına varanlar için, bunun yeni bir açılım olarak
değerlendirmesini doğru bulmuyorum. Biz hazırız. Bizim pusulalı siyasetimiz devam
ediyor. Açılıp, saçılmamıza gerek yok. Teklifi samimi talep olarak gündeme
getirdik. Umarım, bu konuda TBMM'de bir uzlaşma sağlanır.''
Oktay Vural, uzlaşma olması durumunda teklifin seçim öncesinde görüşülüp
görüşülmeyeceğine ilişkin soruya da şu yanıtı verdi:
''Eğer gerçekten bu konuda uzlaşma aranıyorsa, TBMM'nin bugün toplantısı
var. Olağanüstü toplantıya çağırmamıza da gerek yok. Geliniz bunu çıkartalım.
AKP, bu kanunun çıkartılmasını istiyorsa, hemen bir Danışma Kurulu kararıyla
bugün görüşülmesini temin etmemiz mümkün. MHP olarak buna hazırız, çünkü teklif
bizim teklifimiz.''

''SON OSMANLI PADİŞAHI'' PANKARTI...

Vural, TBMM'de gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Tunceli İl Özel İdaresinde, AK Parti'ye ait propaganda malzemelerinin bulunduğuna
dair iddiaların hatırlatılması üzerine Vural, ''Bir valinin, siyasi promosyon
amaçlı, seçim döneminde karda kışta, kıyamette beyaz eşya dağıtması vicdanlara
sığıyor mu?'' diye sordu.
Türkiye genelinde beyaz eşyası bulunmayan nice ailelerin bulunduğunu
ifade eden Vural, Tunceli'de yapılan yardımları, demokrasi ve devlet yönetimine
yakıştıramadığını öne sürdü.
Bir gazetecinin, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da yaptığı bir
açılışta, ''Son Osmanlı Padişahı'' yazılı afişle karşılandı. Tam da hilafetin
kaldırılışının yıldönümüne denk gelen bu afişi nasıl
değerlendiriyorsunuz?''sorusuna ise Vural, şu yanıtı verdi:
''Bu pankart, Cumhuriyeti ve milli iradeyi içine sindiremeyenlerin
yaklaşımını gösteriyor. Türkiye Cumhuriyeti'ni, 'Hakimiyet kayıtsız şartsız
milletindir' diyerek kurduk. Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Taliban
Cumhuriyeti değildir. Bu pankartları oraya koydurtan zihniyet, Türkiye'yi
yönetmeyi de hak etmiyor. Millet iradesiyle o makamda oturanların gerçekten
utanması gerekiyor. Sayın Başbakan'a açılan bu pankartı ecdada yapılan bir
hakaret olarak da görüyorum. Türkiye Devleti bir Cumhuriyet'tir. Millet iradesine
dayalıdır. Bu millet Türkiye Cumhuriyeti'nin birinci sınıf vatandaşıdır. Kimseye
kul değildir, kimseye de kul olmamışlardır. Padişah olduğu zaman da 'Padişahım,
senden büyük Allah var' deniyordu. Tayip Erdoğan'a söylüyorum, senden büyük
millet var. Millet ne derse o olur.''

-IRAK'TAKİ ABD ASKERLERİNİN TAHLİYESİ-

Vural, ''Irak'ta bulunan ABD askerlerinin, Türkiye üzerinden tahliye
edilebilmesi için, TBMM'den bir tezkere çıkartılmasına ihtiyaç var mı?''
sorusuna, ''Elbette tezkereye ihtiyaç var'' karşılığını verdi.
Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıkların ortaya çıkmaya başladığını
öne süren Vural, ''1 Mart tezkeresi öncesinde de ABD askerlerine, 'Gelin, her
şeyi yaparız' demişlerdi. Bütün limanlarımız işgal edilmişti. Gemiler yanaşmıştı.
Dolayısıyla yabancı askerlerle ilgili böyle bir tezkerenin TBMM'den geçmesi
lazım'' diye konuştu.