Yetmişlerinde bir çift.. Doktora gelmişler.."Doktor" demişler.. "Sevişirken bizi izler misiniz?" Doktor şaşkın bakmış.. Demek bir sorunları var. Tıp adamı olarak yardım etmek zorunda.."Peki" demiş.. Çift yatağa uzanmış.. Doktor izlemiş ve teşhisini bildirmiş:"İkiniz de gayet sağlıklısınız. Sevişmeniz fevkalade.. Merak edecek birşey yok.. Viziteniz 32 dolar. Bu da faturanız.."Ertesi hafta çift gene gelmiş doktora.. "Sevişirken bizi izle" diye..Gene izlemiş doktor.. Gene sorun yok. Gene vizite 32 dolar. Her hafta çift randevu alıyor, geliyor, sevişiyor, parayı ödüyor, çıkıp gidiyor.Bir türlü birşey bulamayan doktor sonunda dayanamamış.. "Bana biraz yardımcı olun. Sıkıntınız ne, söyleyin.."Adam cevap vermiş:"Herhangi bir sıkıntımız yok. Birşey bulmanızı da istemiyoruz. Bu kadın evli.. Onun evine gidemiyoruz. Ben de evliyim.. Benim evime de gidemiyoruz. Hilton geceye 78 dolar istiyor.. Sheraton 82 dolar.. Buraya ise sadece 32 dolar ödüyoruz. Onun 28 dolarını da sigortamız fatura karşılığı 'Doktor muayenehanesinde ziyaret' fonundan geri ödüyor
Eczaneye giren delikanli, eczaci hanimi görünce geri dönmeye davrandiysa da, - Ne istediniz? Sorusu üzerine durmak zorunda kaldi. - Eczaci beyle görüsecektim. - Eczanenin sahibi benim. Iki de bayan ortagim var. Ne istediginizi bize söyleyebilirsiniz. Delikanli, kizarip bozararak: - Son günlerde bir seyler oldu bana, dedi. Kadinlar beni çok tahrik ediyor.Üç bes kadin bile yetmiyor. Bunun için bana acaba ne verebilirsiniz? Eczaci hanim: - Bir dakika, dedi içerdeki arkadaslarimla Konusayim. Geri dönünce: - Size, dedi, ayda sekiz bin frank verebiliriz. Bizim evde kalirsiniz, yiyip içmek de bizden.

Bir astsubayla bir gözü takma Yüzbaşı, aynı bekar lojmanında kalıyorlardı. Yüzbaşı her gece yatmadan önce takma gözünü çıkartır, su dolu bir bardağa koyar, sabah tekrar yerine takardı... Sıcak bir yaz akşamı gece yarısı astsubay susadı, el yordamıyla sehpadaki bardağı kaptı, bir dikişte yuvarladı. Ama suyla birlikte gözü de yutmuştu. Astsubay olayın farkına vardı ama artık iş işten geçmişti... Ertesi gün sabah sporundan sonra astsubay tuvalete gitme ihtiyacı duydu. Koşar adımla tuvate gitti pantolonunu sıyırdı başladı ıkınmaya.. Fakat bir türlü rahatlayamıyordu. Onun ıkınma sesini duyan tuvalet nöbetçisi er telaşlandı; nazikçe kapıyı tıklattı.. - "Komutanım yardımcı olayım?" Astsubay can havliyle kapıyı açtı: - "Bak oğlum şurada ne var bir türlü s*çamıyorum", deyip ere doğru döndü. Er eğilip bakar bakmaz hazırola geçti ve selam durdu. Bunu gören astsubay sinirlendi: - "Ne selam durdun oğlum!", diye bağırdı. Asker yanıtladı: - "Nasıl selam durmayayım komutanım, içeriden yüzbaşım bakıyor."
Bir bayanın yatak odasındaki gardrop bozuktur. Evin yanında bulunan istasyondan tren geçince kapağı açılmaktadır. Bunun için bir gün bir marangoz çağırır. Marangozu yatak odasına götürür ve dolabı gösterir. O anda bir tren geçer ve gardrobun kapağı kendiliğinden açılır. Marangoz menteşelere, kilide bakar. Hanımefendi buradan gardrobunuzun nesi olduğunu anlayamadım. Şimdi ben içine gireyim ve siz kapağı kapatın, böylece ben içeriden bakarım belki böyle anlarım der. Marangoz içeri girer, kadın kapağı kapatır. O anda kapı çalar. Kadın kapıyı açar. Kadının kocasıgelmiştir. Kocası doğru odasına gider ve üstünü çıkarıp asmak için gardrobunu açar. Bir bakar ki gardropta bir adam. Kızarak adama bağırır. "Ne işin var senin burada?" der. Marangoz korkmuş bir vaziyette cevap verir. "Şey beyefendi ne desem ki, şimdi size burada tren bekliyorum desem inanır mısınız?"

Vietnam savaşının en kritik günleriydi. Genç Amerikalı asker memleketteki eşine mektup yazarken itirafta bulunacağı tuttu: - � sevgilim, buradaki kadınlar yalnız para için yatıyorlar. Böylesine para canlısı insanlara daha önce hiç rastlamadım.� Kısa süre sonra eşinden şöyle bir cevap geldi: - � sevgilim,sakın onlara 50 dolardan fazla para verme,ben burada ancak o kadar alabiliyorum.