Ayşecik ve turist ömer izleyerek yazıyorum.Kaba kulak ve kaba burun betimlemesi yapan ayşeceğin sempatikliğiyle devam ediyorum.Efendim bu eski tip filmlerdeki hayatın ta kendisi gözümüze nasılda sokuluyor.sanki kendimizi evin içinde zannediyoruz.siyah beyaz dahi olsalar içinde renk aramıyoruz.çünkü renk kendilerini... rengi hayatımıza katan onlar.. çünkü onların hayatı bizim hayatımız... birebir oynuyorlar.. hiç çekinmeden,usanmadan,utanmadan oynuyorlar.vesveseler,müptezel hakaretler, sünepeler,dominantlar,bilmişler,iki yüzlülükler.. daha neler neler.. ve bunlar komik olarak karşımızda.. asıl mizah bumu demedende edemiyorum. gelde izleme..
mizah dedimde... aklıma gelmişken söylemek isterim.geçen günlerde internet üzerinde mizahla ilgili ufak çaplı bir araştırma yapıyım dedim.dergilerin kendi kadrolarından parçalanarak ardı ardına, yıllar yılı farklı dergiler kurarak birbirlerine rakip olduklarını gördüm.aslında onlar bile birer mizah malzemesi.araştırsalar eminim.görürler.ama kaç kişi bunun mizahını yapar? soramadan edemiyorum.
kimi sanattan bahseder.kimi teşhisi anında koyduğunu iddaa eder.kimide olur olmadık herşeye güler.ulan hangisi biz değiliz.bir sordum kendimede.. heryerde biz varız.ben varım.onlar var.kimin arkası güçlüyse, kimin tutanı daha fazlaysa o komik oluyor bu ülkede.. gerisi teneke sesi muamelesi görmekte.. mutfaktaki kapkacakları şimdi
incelemeye gitsem, hepsinin birbirinden farklı ama birbirine yakın sesler çıkardığını duyucam.ulan hanginiz, nesiniz lan.sucuklu yumurta pişirmediysen neyime yararsın?işte ben bile menfaatime yakın olanı nasılda seçtim.aptal ben.aptal biz.. kim ne ses çıkarıyor? kim kimin sucuklu yumurtalarıyla gülüyor.olsada yesek...
hayatta, kırk yıl düşünsem aklıma gelmez diyeceğiniz şey hiç oldu mu?benim geçen günlerde oldu.özhan canaydının fenerbahçenin galibiyeti sonrası, onları alkışlaması galatarasay taraftarlarınca büyük tepki toplamıştı.o beyefendiliğini gösterdi.insanlar ona saygısızlık yaptılar.omu ne yaptı.işine baktı.malesef geçen günlerde keybettik.bu bütün futbol camiasını üzüntüye boğan bir haberdi.ama işte güzel tarafını vardı üzüntülü günlerin.. fenerbahçe taraftarı ilk maçlarında bir dakikalık saygı duruşu yapacak, ve fenerbahçe taraftarları onu bir dakika boyunca ayakta alkışlayacaktı.buda emektar ve centilmen başkanı onure etmekti.spor buydu.canaydının futbola kazandırmak istediği buydu.fenerbahçeli taraftarları canı gönülden tebrik ederim.bu dostluklar sürsün.ramboda gelsin beraber çekirdek yiyelim.çaylar benden..
işte kırk yıl düşünsem bu aklıma gelmezdi.ve sonra düşündümkü insan bir saygınlık bırakmıyorsa, arkasında boşuna solumuştur o nefesi.. boşuna atmıştı kalbi.. boşuna konuşmuştur.. ses tellerine yazık...ruhun şad olsun sevgili başkanım..
kırk yıl dedimya, aklıma birden türk kahvesi geldi.o eminönü pazarının ordan geçenler bilirler.mehmet efendi kahvesi öyle harikadırki kahveyle alakası olmayan ben bile gider, kokusu vasıtasıyla 100 gram kahve satın alır.herkesle birer fincan kahve içsen, 40 yıllık akit sözleşmesi yapmışcasına hatır bırakıyorsun..çok hukuksal bir durum.hatrını
kırmaktan dava falan açılırsa, ayıp olur lan adamlara
hiç alakası yok ama biliyorum.kırk yıl falanda değil.. on iki sene oldu bisıkleti alalı.. vede hala aynı bisıklet.. bir bisıklet sürücüsünün en haz etmeyeceği durum zincir atmasıydı.eğer mahalledeki manyaklarla, manyakça bir yarışa giriştiysen ve son biriş çizgisine on metre kala zincir atıp dut ağacına giriyorsan, sendeki şans köpekten kaçarken araba altında kalan kedide yok be.. ellerin yağlansın.kendini bir an tornacı zannet.bisıkleti ters çevir.insanın içinden kendi kendine borcun bu kadar bile demek gelebilir yani.. o kadar sıkıcı ve berbat bir durum..
sıkıldım be abimi diyorsunuz? bu ne dumanlı dağlar? bu ne böyle klasık müzik bakışı.. bu ne arebesk tavırlar.. gelin tavernamıza.. hep beraber sallayalım... dökelim kurtlarımızı.. yanar döner meyvede her onuncu müşterimize hediye.. eğlence çıkışı taksilerimiz gündüz tarifesi hizmetinizde olacaktır.sonra bana tarife yaptı demeyin diye..
bitmedi.. yanında dikiş kutusu.. dışarda bir iğnenin bir milyon olduğu şu ahir zamanda, biz size dikiş kutusunu bedava veriyoruz.. budamı yetmedi diyorsunuz? lütfen doktorunuza başvurmadan, bizi aramayın..
- kimmiş
- yanlış numara
- nasıl yanlış numara? kaç saattir kimi dinliyorsun sen?
- yanlış numara dedimya?
- yoksa omu?
- o kim?
- beni aldatıyorsun?
- hoppala
- sökülen pantolununu dikecek demek o kadın?
- gidiyorum ulan kadının yanına
- mutluluklar
- hay ulan benide şaşıttın.gidiyorum tavernaya dağıtmaya... her yerimi söktün.dikilmeye ihtiyacım var
bayanların genelde yaptığı bir hadise vardır.ve bundan vazgeçmezler.erkekleri aradıklarında her an kendi istedikleri mekanda ve kendi istediği ses ekosuyla onları bırakmak isterler.. sadece ay sesi rahatsız etmez onlar ( yedim lan sizi.yok öyle bir ses.) her duydukları frekansı dişi frekansı ile karşılaştırıp ;
- nerdesin sen?
- tramvaydayım.
- o gelen seslerde ne?
- diğer yolcular
- hepsi kadın değilmi
- yok burda dörtlü okey çeviriyoruz.okey attım bak
- ayrılıyorum senden
- bak ya renkli okey yedik iyimi
ve diğeri
- canım
- efendim canım
- napıyorsun
- tv izliyorum.ya sen canım
- otobüsteyiz.ve şu an kırmızı ışıkta durduk.25-24-23...5-4
- ne sayıyorsun canım
- yeşil ışığın yanmasını canım
- neden canım
- birbirimize daha yakından canım diyebilmek için sabırsızlanıyorum canım
- kontürün bitmesin kapatalım canım
- yanında kim var canım
- kimse canım
- kimse kim
- dıt dıt dıt dıt...
böyle işte bunlar.görüyoruz, yaşıyoruz.bazende uyarlayıp oynuyoruz hayatımıza...
hiç bir finali sevmedim.sevmeyeceğimde.başlangıçtaki mantar tabancası sesindeki dışıyn sesi için başladım hep yarışa.. ama hep finallere istemediğim zamanlarda ulaştım.finaller ağlatır.finaller belirleyicidir.final bölümü sonrası kokteyl verilir.en giymediğin elbiseni bile giyersin.final sınavına gırantuvaletle girebiliriz.velhasıl insanlar buna
hazır değiller..
bizde finali belkide hayatın bize verdiği bitiş çizgisine göre veriyoruz
fekat, dönüşümüz muhteşem olacak demiş selami şahin.. bizde ona katılıyoruz
kıssadan hisseyi burda bitiriyoruz..
yakın zamanda, o yakın zaman yaklaşık 2012 yılını bulacak.mayalardan hisse yazı dizilerimle karşınızda olacağım.belki burada, belki orada..
ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında
göle maya yapmaya gidiyorum gelicem...
esen kalın..
sevgiyle kalın..
hoşçakalın...