ARGUNEY > DiNi KONULAR > KUAFÖR SAHABİ: ÜMMÜ RÂLE (R. ANHÂ)

KUAFÖR SAHABİ: ÜMMÜ RÂLE (R. ANHÂ)


13 Ağustos 2011. Düzenleme: selen
 
 
 
 

KUAFÖR SAHABİ: ÜMMÜ RÂLE (R. ANHÂ)

Onların da çoluğu-çocuğu... Dertleri sıkıntıları vardı. Onlar ne zaman daralsalar, O’na: Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (Sallallahu Aleyhi ve Selleme) koşarlar, sıkıntılarına ferahlık, sorularına cevap bulurlardı. Ümmü Rale, bu konuda hanımlara sözcülük yapmıştır. Onlar da kadındılar ve güzel olmayı istemek en tabi haklarıydı meşru dairede, Ümmü Rale bu hususta da sahabi hanımların yardımcısıydı.

 

Onların da çoluğu-çocuğu... Dertleri sıkıntıları vardı. Onlar ne zaman daralsalar, O’na: Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (Sallallahu Aleyhi ve Selleme) koşarlar, sıkıntılarına ferahlık, sorularına cevap bulurlardı. Ümmü Rale, bu konuda hanımlara sözcülük yapmıştır. Onlar da kadındılar ve güzel olmayı istemek en tabi haklarıydı meşru dairede, Ümmü Rale bu hususta da sahabi hanımların yardımcısıydı.

 

"Fasih konuşmasıyla hanımların sözcülüğünü yapardı. "

Medineli olan Ummü Râle'nin (r. anhâ) nesebi hakkında kaynaklarda bir bilgiye rastlanmamaktadır. İmanın güzelliğiyle Medine'de tanışıp İslam’ı kabul etmiş; Mekke'den gelen muhacirlere kucak açıp onları bağrına basan ve tarihe "ashap" diye adları kaydedilen şerefli insanlar arasına dahil olmuştur.

Ashaptan olan bu hanım sahabî fasih bir dille konuşur, bir şey anlatmak istediği zaman herkese kendini dinlettirirdi. Allah yolunda yapılan her türlü çalışmaya katılmayı ve yardımda bulunmayı çok severdi. Evinin meşguliyeti ve çocuklarının bakımı, gönlünde bulunan yardım etme arzusunu hakkıyla yerine getirmekten kendisini alıkoymuyordu. Toplumsal aktivitelere her zaman katılamamasını, kendinde bir eksıklik olarak görüyor; bunu telafi imkânını araştırıyordu. Etrafında kendi durumunda olan diğer hanım sahabîler bir araya gelip

dertleşirler, erkeklerin bu hususta kendilerinden daha önde olduklarını düşünürlerdi. Onları rahatsız eden bu durumu Allah Resûlü'ne açmaya karar verdiler. Ve Ümmü Râle'yi ken-dilerine sözcü seçtiler.

Ümmü Râle (r. anhâ); Allah Resûlü'nün yanına gelip, o güzel hitabıyla:

- Ey Allah'ın Resulü! Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Biz evli ve çocukları olan hanımlarız. Evlerimizin işini görüyor, çocuklarımızın bakımını yapıyoruz. Bu yüzden erkeklerin yaptığı gibi yapamıyor, cihada katılamıyoruz. Bunun sevabından mahrumuz. Bizi Allah'a yaklaştıracak bir şeyi bize öğretiniz, diyerek taleplerini dile getirdi. Efendimiz (aleyhisselâm), imanı uğrunda bir şeyler yapma azmi olan bu hanım sahabîye, yapmakta oldukları çocuk bakımı ve eşlerine olan hizmetleri dolayısıyla büyük sevap alacaklarını ifade ederek:

- Size düşen şey, gece gündüz Allah'ı zikretmek, dua dua yalvarmaktır, buyurdu.

Ümmü Râle (r. anhâ); kuaförlük yaparak, hanımların saçlarını keser, onları süslerdi. Bunda bir beis olup olmadığını öğrenmek için Resûlullah'a müracaat etmeyi düşündü. Allah Resûlü'yle karşılaştığı bir gün ona şöyle dedi:

- Yâ Resûlallah, ben kuaförüm, hanımların saçlarını kesip, onları eşleri için süslüyorum. Bunun bir sakıncası var mıdır? Resulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem):

- Ey Ümmü Râle! Bunda bir beis yoktur. Özellikle gözden düşünce, eşlerine karşı sen onları süsle, dedi.

Resûlullah henüz hayattayken Ümmü Râle Medine'den başka bir yere gitti. Vefatını haber alınca Allah Resûlü'nü bir daha görememesi onu çok üzdü. Ridde olayları sırasında Medine'ye tekrar geldiğinde, Efendimizin vefatıyla ilgili bir hadise anlatıldı. Ümmü Râle (r. anhâ), dayanamayarak ağlamaya başladı. Medine sokaklarında onu böyle ağlarken gören Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin onu teselli etmeye çalıştılar.