İçimizde öyle halis ve temiz duygular vardır ki gönülden gönüle bir iksir gibi akar; kalpleri birbirine sımsıkı bağlar.
Bu dünyada bu iksir olmasaydı herkesin tek başına yaşaması, kimsenin kimseyi tanımaması ve kimseyle konuşmaması gerekirdi. Bu ise insan için mümkün değildir.
Bu öyle iksir ki Kur'ân-ı Kerim'de şöyle tanımlanmıştır: " Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostudurlar." (et-Tevbe, 9/71)
Müminler birbiriyle dostluk yapmazlarsa ne olur?: "İnkâr edenler birbirlerinin dostlarıdır. Eğer siz aranızda dost olmazsanız yeryüzünde kargaşalık, fitne ve büyük bozgun çıkar. " (el-Enfâl, 8/73)
Dünya hayatında her insanın onunla samimi olacağı, duygularını paylaşacağı, seveceği ve sevileceği görüş birliğinde bulunacağı dostlara ihtivacı vardır. Dostluklar, ALLAH (c.c.) rızası için ve çıkarsız olursa sürekli olur...
Hiç hatırımdan çıkmaz… Şöyle bir tarifi yapılmıştı dostluğun…
“Dostluk” zor zanaat.. kaldırabilmek çok zor,insanın omuzları çöker. Ama zevkle doğrulmak ve vazifeyi sonuna kadar götürmek tıpkı matematik problemi çözmeye benzer.. Sonunda alınan haz her şeye değer.
Hatta Şefkatin,sevdanın sırrıdır dostluk..
Aşığına bile ağlamaz insan da, dostuna tutamaz bir türlü kendini.. En önemlisi “şefkatin mührüdür”dostluk..
Kendini bilene diyemediğini, bilmeyene demek kolaylığı vardır dostlukta.. Aşarsınız tüm maddi boyutu, takılmazsınız saça, başa ete, tırnağa.. sadece dostsunuz diye..
Dostluk öyle yerleşir ki kalbin içine.. Asla bir zelzele alamaz onu oradan.. Asla bir yıkıma sahne olmaz.. bir felaketin tufanında kalsa bile sapa sağlam yerine yapışır, çıkmaz…
Maalesef ki bugün insani ilişkilerimizde madde ön plânda yer alıyor. Hükümlerimizi maddi ölçülere göre veriyoruz. Bütün bunların neticesinde manevi değerler, ihmale uğruyor veyahut ortadan kalkıyor…
Fıtratı bozulmamış saf ve temiz insanlar, yaz sıcağında susuzluktan dudakları çatlamış olanların, kaynağından fışkıran billur gibi soğuk suyu özlediği kadar özlemiş vaziyetteler dostluğu. İnsani değerlerin gittikçe ucuzladığı, sevginin ve saygının sadece adının kaldığı, her şeyin maddileştiği günümüzde, menfaate dayanmayan sevinçte ve tasada ortak olduğumuz kaç dostumuz kaldı. Ya da dost zannettiklerimiz?
Ağaç vardır, meyvesinden, gölgesinden kimisinin de katranından faydalanılır. İnsanlar da böyledir; her birinin zevki, huyu, anlayışı, ahlakı farklıdır. O halde dost olarak kabul ettiğimiz insanların da zaafları, kaprisleri, iyi kötü durumları olabilir. Bunları anlayışla karşılamamız gerekir. Zira dünyada en büyük meziyet hoşgörüdür. Fedakarlık karşılıklıdır.
Dostluk sanattır; beceri ister. Dostluk cesarettir;Korkaklığı kabul etmez, yürek ister. Dostluk yalnızlığa tahammül edemez,paylaşım ister. Dostluk fedakarlıktır;Bencilliğe yer yok, özveri ister. Dostluk inceliktir; Yaşamadan bilinmez,duygu ister. Dostluk çiçektir; hemen yeşermez,sabır ister. Dostluk mutluluktur,güzelliktir; Herkes hissedemez,yaşamak ister. Dostluk hazinedir aslında; bulmak yetmez,değerini bilmek ister…