ARGUNEY SiTESi TURKiYE' s PORTAL
Dünya Saatleri
SiTE REHBERi
   
Astroloji
Ata Sözlerimiz
Bilgisayar Dünyası
Biliyormusunuz
Bitkiler
 
Cumhurbaşkanlarımız
Dini Konular
Download Program
Dünya Rekorları
Ekonomi
 
Faydalı Bilgiler
Fıkralar
Futbol Süper Lig
 
Genel Konular
Günün İçinden
Güzel Sözler
 
Hikayeler
Hava Durumu T.G
Hayvanlar Alemi
Hazır Mesajlar
 
Karışık Resimler
Komik Resimler
Komedi Mizah
Müzik Köşemiz
 
Oyunlar
Otomobil Dünyası
Önemli Linkler
 
Photo Shop Online
Rüya Yorumları
 
Sağlık Köşemiz
Slayt & PPS
Sinema -Tiyatro
Sözlük-Translate
Şiirler & Aşk'a Dair Sözler
Sahibinden Satılık
 
Teknoloji
Wallpaper
Video Klip
Yemek Tarifleri
 
GooGLe aRa
   

Web'te Türkçe

Günlük Burçlar
   



ReKLaM
   
_______________
_______________
_______________
TLF: 05353370000
_______________
TLF: 05353370000
_______________
Yeni Yorumlar
   
Yazan: ARG, Konu:
Ayla
Özlü Sözler
   
Kimler Online
   

Online üyeler : RobertCon, kyrnikov.o_1985, M.kidirov1987, Sn_popitov1987, Sn.bosharov1967, Tarikmaype, Ol_rydanov1985, Alexeypt, Victormaype, AntonioCon, Denismaype, Sn.parumon1977, Igorpt, shevtchyk1980o, MalinaCon, kurasov1965o, Ol_bogidanov1965, kovaliev.o-1967, Sn_romanenov1965, Andreypt

Konuklar : 24

Arama Motorları : ArrayoBot, oBot, oBot, oBot, oBot, oBot, oBot, oBot, oBot, oBot

Toplam ( 72 ) OnLine

ARGUNEY

 

 
 
 
 
  DUYGUNUN MERKEZİ KALP Mİ ? BEYİN Mİ ? 
  Kategori: GENEL KONULAR

 
Yüzyıllardan beri insan vücudunda duygulara ev sahipliği yapan yerin kalp olduğu düşünülüyordu. Ancak

sonradan görüldü ki, kalp sembolik bir kavram. Bir insanın kan dolaşımı ve solunum çalışsa da beyin ölümü gerçekleştiğinde, o kimse

ne korkuyor, ne seviyor ne de duyabiliyor. Eğer duyguların merkezi kalp olarak kabul edilirse kalbi çalışan kimsenin bunları yaşamaya

devam etmesi gerekirdi.


İşte bu noktada duyguların yönetiminden sorumlu beyin alanlarının varlığı ortaya çıkıyor. Mesela, konuşma sırasında gramer ile ilgili

özellikler beynin sol tarafında işlenirken, anlam özellikleri sağ tarafta gerçekleşiyor. Kalem dediğimizde, kalemin hangi harflerden

oluştuğu beyindeki sol loba yazılırken, fonksiyonları sağ loba yazılıyor. Kalemle alakalı duygular ise beynin amigdala bölgesine, yani

daha iç ve daha derin taraflarına kaydediliyor. Demek oluyor ki insan birşey konuşurken, beyninin her alanı harekete geçiyor. İşte aslı

beynin sağ tarafına kaydedilmiş duyguların analizi de yine bu bölümde gerçekleşiyor. Bazı epilepsi hastalarında beyindeki amigdala

bölgesi çıkarıldığında bu hastalarda duygusal körlük oluşuyor. Böyle kimseler çok güzel cümleler kursalar da, robot gibi hiçbir şey

hissetmeyen insanlar olup çıkıyorlar.


Sezgiler

Bir insanı doğruya götüren dört tane yol vardır. Birincisi pozitif bilim, deney ve gözlem yani ampirik yaklaşımdır. 'Ateş yakar, arsenik

zehirler' gibi. Bundan sonra akıl yürütme yöntemleri gelir. Bu yöntemlerde dağın ardından çıkan ateşi gördüğümüzde 'ateş olmayan

yerden duman çıkmaz. Duman çıktığına göre ateşte vardır' diye düşünürüz. Üçüncüsü sezgilerdir ki; bu doğuştan kadınlarda daha

güçlüdür. Kadınların bazı şeyleri sezebilmesi, duygusal farkındalık ile ilgilidir. Meselâ, romatizmalı bir kişi eklemlerindeki duyarlılıkla

yağmurun geleceğini birgün önceden nasıl hissederse, duygusal farkındalığı olan kadınlarda bazı sıkıntıları, iç sesleriyle daha erken ve

daha fazla hissedebilirler. Meselâ, erkek bazen bir riske girer ve eşi bununla alâkalı korku hisseder. Çoğu zamanda korktuğu konuda

haklı çıkar.


Teknoloji ve Duygular

İnsandaki duyguların gözardı edilmesi, ruhsal hastalıkların ortaya çıkmasına sebep oluyor. Bu çağın en büyük özelliği olan vakit

sıkıntısı ve insanların kendilerini zaman fakiri gibi hissetmeleri, onları duygusal bakımdan mekanikliğe itiyor. Bazı kimseler duygularını

moda, sergi, sanat faaliyetleri gibi değişik yöntemlerle ifade etmeye çalışsalar da bunu herkes yapamıyor. Elektriğin bulunmasıyla

beraber gecelerin kullanılır olması ve gelişmiş teknoloji dahi hiçbirimizi zaman yoksunu olmaktan kurtaramıyor. Eskiden işlediği kilimin

desenlerine, bir oyanın motiflerine, ördüğü bir kazağın ilmeklerine duygularını aktaran kadın şu anda bunlardan uzak bir şekilde

kendisine terapi yolları arıyor.


Duyguların Uyarılması

İnsan beyninde yeniliği arama geni vardır. Bu gen fizikî görünüm noktasında da geçerlidir. Yenilik ihtiyacı kadındaki estetik kaygı ve

beğenilme hissiyle birleştiğinde ortaya moda denilen kavram çıkmıştır. Kadının duygusallığını okuyup, analiz eden modacılar duyguları

modanın bir unsuru olarak kabul etmişlerdir. Tabii burada, kent kültürünün etkisinden de bahsetmek gerekecektir. Köy kültüründe

yetişmiş kimse için estetik kaygılar çok fazla önemli değilken şehirli kadın içinde yaşadığı sosyal çevrenin de etkisiyle işlevsellikten öte

bir güzellik endişe taşır. Bu düşünce satın aldığı bir mendilde dahi kendini gösterir. Ancak köylü kadında tıpkı şehirde yaşayan kadın

gibi her şeye zevkini yansıtmak ister. Yani yaratılış gereği erkek güzellik, kadın işlevsellik duygusundan uzaktır. Kadınlar birşey

alırken. 'ne kadar işe yarar, amaca ne derece hizmet eder?' düşüncesinden ziyade hangi oranda güzel olduğuna bakarlar. Böyle

düşündükleri içinde alıp kullanılmadıkları pekçok eşyaları vardır. Erkekler ise, beyinlerindeki modülün uyarımı gereği, 'Güzellik de

neymiş? Mühim olan bir şeyin ucuz ve kaliteli olması, işe yaramasıdır' diye düşünürler. Erkek aldığı bir nesnenin rengine, kadın da

fiyatına bakmayı bilmez. Oysa duygusal farkındalığın oluşabilmesi için her ikisinin de bu öğelere dikkat etmesi gerekir. Çünkü hayatta

sahip olduğumuz şeylerin fonksiyonel, kaliteli ve estetik olması esastır. Akıllı erkek yaptığı işe güzellik katmayı, akıllı kadında mantık

katmayı becerebilirse durum dengelenmiş olacaktır.


Kıskançlığın Kimyası

İnsan kıskançlık hissettiği zaman, kendisine ilk olarak 'Neden kıskandım?' sorusunu sormalıdır. Bu soru ile kıskançlık sebebi mutlaka

ortaya çıkacaktır.


Eşini öldürmek isteyen paranoid bir kadın hastam vardı. Kendisini psıkolojik açıdan incelediğimde, ortaya 'Eşim beni aldatıyor'

düşüncesi çıktı. Aslında eşi kendisini aldatmıyordu. Onu bu düşünceye yönelten, eşinin cinsel ilgisinin eskisi gibi olmamasıydı. Bu halin,

kendisinin aldatıldığını düşünmesi için geçerli bir sebep olmadığını söylediğimizde ise, 'Beni aldatmıyorsa, cinsel açıdan neden bana

eskisi gibi ilgi göstermiyor?' diye cevap verdi. Elindeki tek delil buydu.

İşte hasta, bu delilden hareketle oluşan şüphe sonunda eşinin her davranışını buna göre yorumlamaya başlamıştı. Küçük bir delili

büyük bir kanıt gibi değerlendirmiş, eşine bir bayan selam verdiğinde bile, 'İşte bu olay da, beni doğruluyor' diye düşünmüştü. Eşinin

cep telefonuna işiyle ilgili, basit bir mesaj bile gelse, olayı hemen abartmıştı.


Bütün bunlar beyindeki yargı mekanizmasının bozulması sonucunda oluşur. Erkek, eşine güvenmeyen ve her fırsatta saldıran bir kadın

karşısında, 'Bıktım bu kadından' diyerek başka kadınlara yönelir. Aslında kadın, farkında olmadan eşini başka kadınlara ittiği

halde, 'Bak haklıymışım, bu adam zaten beni sevmiyordu' diye düşünür. Fakat kadın daha başlangıçta, 'Eşimin bana olan cinsel ilgisi

azaldı, acaba bu neden oluyor ?' diye sorabilir, yanlış bir yargıdan kaçınırsa ve kendinde değişiklikler yaparsa, olay başlamadan

bitecektir.


Basit kıskançlıklar haset, gıpta gibi bir takım kavramlarla açıklanır. Fakat kıskançlıkta asıl önemli olan sebebi bulabilmektir. Basit

kıskançlıktaki savunma mekanizmalarını tanımalıdır. Meselâ; karşı cinsle olan kıskançlıkta cinsel imaj öne çıkar. Fakat hemcinslerin

birbirini kıskanmasında, değer verilen şeye özen ön planda olur; sahip olduğu şeyi kaybetme korkusu vardır.


Bazı insanlar 'ben asla kıskanmam' der, ama asıl kıskanç olanlar onlardır. Çünkü kıskançlık, asla kabul edemeyecekleri ve kendilerine

yakıştıramayacakları en olumsuz duygudur. Kıskanma, negatif duygular içinde en çok gizlenen ve utanılanıdır. Fakat rahatsızlık

duyulması gereken şey, kıskanma değil, onun karşısında gösterilen davranışlardır. Bir insan başarılı birini kıskanıyorsa, bundan utanç

duymamalıdır. Çünkü kişinin özen gösterdiği bir değer vardır ve kıskançlık onun, bu değerle ilgili hassasiyetidir. Fakat

insan, 'Kıskançlık esnasında yaptığım doğru mu?' sorusunu kendisine ısrarla sormalıdır.


Meselâ; iyi evliliği çok önemseyen biri, başkalarında gördüğü güzel evliliği kıskanabilir, ama sonradan bunu reddedip, 'ben kıskanç

değilim' diyebilir. Fakat 'ben iyi evliliğe önem veriyorum, o sebeple bu duyguları yaşamam normal' diye düşünmelidir. İnsanlar iyi

şeylere layıktır; ancak iyi özellikler layık olanlara gelir. Bunun için kişi, kendisini kötülüklerden arındırmalı ve sürekli gelişme çabası

içinde bulunmalıdır. Gönlümüze güzelliklerin misafir olmasını istiyorsak, önce güzellikleri iten olumsuzlukları ortadan kaldırmalıyız.


İnsanın gördüğü bir güzellik karşısındaki ilk tepkisi, özenmek ve 'benim de olsa' diye bu özeni ifade etmektir. Kişi, kıskandığı kimsenin

kişiliği ile kıskandığı 'şey'i birbirinden ayırabilmelidir. Yâni başkalarının kişiliği değil, kişiliğindeki iyi özellikler kıskanılabilir. Örneğin,

kıskanılan insan çalışkansa, kıskanan kişi onun bu özelliğinden ders çıkarabilmelidir. Yani olayları ayrıştırarak düşünmeyi başarmalıdır.

Yoksa insan, kıskançlığı başkalarının kişiliğine indirgerse, ego çatışması yaşar.


Kıskançlığın basamaklarından biri de, gıpta duygusudur. Bu duygu insanı olumsuza yaklaştırır. 'Benim de olsa' düşüncesi doğaldır;

ama gıpta duygusunda 'keşke' vardır. 'Keşke benim de olsa, ama artık olamayacak. O şanslı, ben şanssızım.' Bu düşünce tarzı insana

acı çektirir.


Ayrıca kıskançlık hisseden kişi, niçin kıskandığı konusunu aydınlatır ve alternatif çözüm yollarına yönelirse, kıskançlık gibi olumsuz bir

duygu bile insanı geliştirir. Tabi kişinin bu kabiliyetini geliştirmesi için düşünme yeteneğini de ilerletmesi lâzımdır. Günlük hayatımızda

karşılaştığımız problemleri çoğu zaman düşünerek değil, çocukluğumuzda öğrendiğimiz tepkilerle çözmeye çalışırız. Oysaki insan,

kendini analiz ederek kemale erer. Yapılması gereken, Yaratıcı tarafından insana verilen, irade ve seçme yeteneğini gerektiği gibi

kullanmaktır.


Hanefi mezhebinin kurucusu İmam Âzam'ın, yolda giderken karşısına bir öküz çıkar. Bunun üzerine İmam yolunu değiştirir. Kendisinin

bu davranışını görenler şakayla karışık sorarlar: 'Hocam öküzden mi korktunuz?' İmam Âzam, 'Onun boynuzları var, benim de aklım'

diye cevaplar. İnsanın silahı akıldır. İnsanlar akıllarını yeterince kullanabilirlerse, pek çok yanlıştan kurtulabilirler.



Sevdiklerinizle Paylaşın
 
 
Anahtar Kelimeler kadın, vardır, insan, Fakat, kıskançlık, duygusal, ortaya, duyguların, cinsel, zaman, güzellik, içinde, Meselâ, beynin, insanı, ilgili, değil, özellikler, kabul, çıkar

Begendim (+) +15 Begenmedim (-)
| | Yazan : TROYA | Tarih : 10 Ekim 2008 | Yorumlar : (0) | Gösterim : ( 2572 )
SÜPERR FIKRALAR.. <<<< Önceki Konu <
> Sonraki Konu >>>> TARİHTE BUGÜN ''11 EKiM''
Yorum Yok
  Bu konuya daha önce yorum yazılmamış, Fikrinizi ilk siz paylaşmak istermisiniz?
Bilgi
  Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize ÜYE OLmanız Gerekmektedir.
YÖNETiM PANELi
   
İsim
Şifre

 
Yeni Yıla Kalan Zaman!

Güncel Online
   


Gazete Sayfaları
   

   
«    Ocak 2022    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
Döviz Kurları
   

Altın Fiyatları
   
Yeni Konular
   
» Xiaomi Mi 10 Pro
» Corona Virüsü Nedir?
» Güneşimi Kaybettim
» Mevlana'dan
» Black Panther
» Elektrik faturaları azalacak
» Kuzalan Tabiat Parkı
» Burun estetiği
» Japonya'da robotlar
» Nokia 3310’un 4G desteklisi geliy ...
Rastgele Konular
   

» Mentos Coca Cola Şakası
» Yirmi yıl ōmürlü ampul
» ANLATABİLSEM
» Ah şu yaramaz hayvanlar
» MoneyFall, SantaCity 3D screensav ...
» Kadınlar ne ister
» BENDE AŞIĞIM!!!!
» Wallpapers Baldeg sexy #81
» Bu kedi tam 118 yaşında
» Sevilen Ciçek Kişiliği Ele Verirm ...


Yazan: fredy4518

En Çok Okunan Konular
   
İstatistikler
   

ARG
Konular: 2769
Yorumlar: 746
fredy4518
Konular: 2668
Yorumlar: 0
selen
Konular: 2410
Yorumlar: 239
trip
Konular: 1980
Yorumlar: 160
akgs
Konular: 681
Yorumlar: 237
boncukvet
Konular: 349
Yorumlar: 236

Makale İstatistikleri
 »   Son 1 Saat: 0
 »   Bugün: 0
 »   Bu Ay: 0
 »   Toplam Makale: 13037
 »   Yayınlanmayı Bekleyen: 0

Üye İstatistikleri
 »   Bugün: 0
 »   Son 1 Saat: 0
 »   Bu Ay: 0
 »   Toplam Üye: 24841
 »   Yasaklı Üye: 1

Yeni Üyemiz
 »  zonawm

Arşiv
   

A

R

Ş

İ

V

Mart 2020 (2)
Temmuz 2018 (2)
Şubat 2018 (6)
Ocak 2018 (1)
Eylül 2017 (4)
Ağustos 2017 (2)
Anket
   

Mükemmel
Çok İyi
Normal
Beğenmedim
Fikrim yok


 
 
,.-~*`*~-.-(_ Türkiye's portal | 2007 | design by arguney _)-,.-~*`*~-.
Clicky Web Analytics