Işığı kapattığın ilk an karanlık odaya alışmakta bile zorlanıyor gözlerin, her sabah nefesiyle uyandığın adamın yokluğuna tüm vücudunun hemen alışmasını beklemek büyük nankörlük.
Tabi ki ilk andaki karanlıkla yaşamayacaksın yokluğu boyunca, ‘alışacaksın’ yavaş yavaş, karanlığın ortasındaki küçücük bir ışık yansımasıyla adım atmaya devam edeceksin.
Mecbursun çünkü, kendin için bunu yapmaya mecburs...un.
Kokusuna, nefesine, tenine, her zerresine aşık olduğun adamın yokluğunun ikiye katlanmaması için, ona kavuşabilmek için mecbursun buna.
‘Siz’in için yapacaksın bunu, zor olsada alışacaksın.
Her gittiğin yere onunla gidiyormuşçasına, yaşadığın herşeyi onunla yaşıyormuşçasına kalbinde hissedeceksin onu, aranızdaki kilometreleri hiçe sayarak.
Ruhu yanında olacak hep, en sevdiğin yeri ‘kalbi’ seninle olacak, sende olacak çünkü.
Uzak olmanız birşeyi değiştirmeyecek çünkü kalpleriniz bir olacak, daha çok sevgi, daha çok sabır, daha çok özveri, daha çok fedakarlık gerektirecek belki bu durum ama pes etmeyip herşeyi yapacaksınız aşkınız için.
Elinizden gelen herşeyi yapacaksınız birbiriniz için.
Birbirinizi gördüğünüzde ki kalp atışlarınızı telefonunuz çaldığında hissedeceksiniz belki ama hiç değişmeyecek birbirinize olan sevginiz.
Değiştirmeyeceksiniz ki zor olanı başarıp biz ‘aşk’ız diyebilesiniz.
Aşk sabır demektir
Aşk, ne kadar uzağında olursan ol hissetmek demektir çünkü.