Daha dün gibiydi seninle tanışmamız , uzaktan bakıyordum sana kim bu diyordum, yıllar sonra ilk kez birini merak etmiştim, yıllar sonra ilk kez birine bakarken gözlerim dalmıştı. Sonra düştüm ardına yürüdüm,cesaret edemedim seninle konuşmaya.. Oysa ben hiç ama hiç çekinmezdim. Yaklaştım sana seslenecektim, merhaba diyecektim dilim tutuldu sustum. Bakakaldım ardından sen yürüdün ben donakaldım. İçimde bir yerlere ateş düştü yıllar sonra, biliyordum bu ateşin biliyordum bu sancının sonunu. Galiba yeniden aşık oluyor yeniden seviyordum. Günler birbirini kovalarken hep seni görmek umudu vardı içimde, yine görecektim biliyorum ve bir gün çıktın karşıma.
Şimdi düşlerime dönüyorum içinde seni bulduğum seni yaşadığım...
İşte o gün içimdeki cesaretsizliğe inat yaklaştım yanına usul usul. Tanışmak isterken; kalbimin taşlaşmışlığına inat sıcaklığımı verdim sana.. Gülümseyişi unutan birinin tebessümünün sıcaklığıyla yaklaştım. Sana senden hoşlanıyorum diyemedim ama Sana kendimi anlattım.... Seni yaşamaya başladım içimde,derin kaygılarla. Biliyordum hayatımdaki her güzel şey gibi sende gidecektin, gitmeden önce yaşamalıydım seni ve yaşadımda noksanları olsada...Kendimi avutuyorum,"o" şimdi uzakta olsada,bir şehirde mutlu ve belki hala beni seviyordur diye... Seni tahminlerin ötesinde sevdim. Ağladım yokluğuna, sustum sen gittikten sonra ve artık hiç gülmüyorum. Şekeri elinden alınmış bir çoçuk gibiyim sensiz günlerde...