Sadece Akışına Bırak!
Sevgili B., dediğin gibi anlattıklarını çok net anladım çünkü o duyguları biliyorum.
Sana şunu yap, bunu yap demem çünkü desem de işe yaramayacağını biliyorum. Bütün bu hissettiklerin, yaşadıklarından üstünde kalan kirler ve üzgünüm ama hayat bizi bu kirlerle yürümeye mecbur ediyor.
Sen de şimdi öğrendiklerinle yola devam etmek zorundasın. Bu güvensizliği veya adı her ne ise, o düşünceleri kafandan silip atacak bir sistem, bir yol yok; sadece yaşamak var! İnsan egosundan, gururundan, kendinden ve o hislerden ancak “ben” olma halinden vazgeçtiğinde kurtulabiliyor. Ne zaman ki; göğsünü açıp bana vurabilirsiniz diyorsun, o zaman geçiyor.
Kendinle, yalnızlığınla, hayatınla baş başa kalarak geçirdiğin zaman, gerçekten sadece kendini bulduğun ve kendini tanıyıp güvendiğin zaman, bu duyguların geçecek. Peki, seni buna hazırlayacak bir yol var mı? Yok! Bırak hayat aksın! İyisi ve kötüyse yaşamaya bak! Yanıl, ezil, düş, yenil; bunlardan korkma! Korkarsan beklersin ve beklentiler, bizi hayatta en çabuk vuracak hallerdir.
Sevgiyi nerede bulacağını, aşkın senin için ne anlam ifade ettiğini, kendin için doğru olanın ne olduğunu, yaşam sana öğretecek. Bu duyguları hissediyorsan, hala düşüp kalkacaksın demektir. Düş, bacağın kanasın, kabuk bağlasın yaralar. Bir daha hangi taşa takılınca düşeceğini nacak böyle öğrenirsin. Yol üzerindeki bütün taşları, çukurları ve tümsekleri görmeyi öğrendiğinde; artık böyle hissetmeyeceksin, merak etme! O yüzden, bırak hayat aksın, sana öğretsin!
Sevgilerimle
Candan Ünal