Hıdrellez; Rumi senede Nisan ayının 23'ü' miladi senede mayıs ayının 6.günü. Hıdrellez, Hızır Aleyhisselam ile İlyas Aleyhisselam ' ın isimlerinin birleştirilerek söylenmesinden doğan isimdir
ILYAS : Kur'an- ı Kerim' de ismi zikredilen zamanın hükümdarıyla çok mücadele etmiş, çok zaman mucizeler göstermiş peygamberdir.
HIZIR: Bir peygamber veya velidir. Allah'ü Teala' nın sevgili kullarındandır. Müslümanların imdadına yetişmek, yardım etmek, konuşmak özellikleri verilmiştir. Allah’ın izni ile keramet sahibi olup, vefat ettikten sonra ruhu insan şeklinde gözüküp gariplere yardım etmektedir.
Bir yıl "HIZIR" ve "KASIM" olarak ikiye ayrılır. Mayıs ayının 6' sında Hızır ile yaz başlar ve 186 gün sürer. Kasım ayının 8'ine kadar devam eder. Bundan sonra kış başlar, 179 gün (Şubatın 29 çektiği artık yıllarda 180 gün) sürer. Yazın ilk günü sayılan 6 mayıs gününe Hıdrellez denilmesinin sebebi ise; Hızır Aleyhisselam' ın kurak bir yere oturması ile O yerin yeşerip dalgalanmaya başlamasıdır. Bu sebeple, yaz başlangıcında ortalığın yeşermeye başladığı güne yeşil manasına gelen Hızır günü, yine bu güne Hızır ile Ilyas' ın buluştukları rivayeti sebebiyle de Hıdrellez denmiştir.
Bu günün islamiyet'te dini bir hüviyeti, boyutu yoktur. Soğuk ve yağışlı geçen kış günlerinden sonra havaların ısınması ve toprağın yeşile bürünmesi, insanların açık havaya, kırlara çıkma arzuları Hızır ve İlyas Aleyhisselam'a müslümanlar arasında duyulan sevgi ve saygı ile birleşerek halk adeti olarak yıllardır kutlanmaktadır.
Van'da Hıdrellez dualar, niyetler, dilekler, eğlenceler, sohbetler dolu şenliklerle kutlanır. Altı Mayıs' ta yapılan Hıdrellez gününün sosyolojik, toplumsal yönleri de bulunmaktadır. Vanlılar bu günde bir araya gelip karşılıklı muhabbet ve sohbet ederler. Kırlarda mesire yerlerinde birbirlerine ikramda bulunarak dostluk, kardeşlik ve sevgi bağlarını güçlendirirler. Hıdrellez kutlamalarında, Van'ın halk kültürü canlı olarak kuşaktan kuşağa aktarılır. Bu günde, maniler, türküler, bilmeceler söylenir, oyunlar oynanır, geleneksel Van mutfağının seçkin yemekleri yenilir. Yaşama mutlu yönleriyle bakılır. Memleket sevgisi güç kazanır.
Hıdrellez şenliklerinin geçmişi yüzyıllar öncesine dayanır. Yıllar önce Hıdrellez için bayram gibi hazırlık yapılırdı.
5 Mayıs akşamı dilekler, dualar edilerek, adaklar adanır. Akşam yapılan dileklerle birlikte gül ağacının veya başka ağaçların dallarına renkli kurdelalar bağlanır. Diplerine paralar gömülür. Bu sırada şu mani söylenir:
Bunu bağladım güle
Dalına bülbül gele
Yeri göğü yaratan
Belki muradım vere.
Hıdrellez gününe özgü olarak evlerde KAVUT (kavrulmuş özel buğday, kavrulmuş nohut, tuz ve zencefil karışımı öğütülmüş un) yapılır. En az yedi eve dağıtılır. Kavut yapılırken dualar edilir, niyetler tutulur.
Sabah ezanı okunmadan, güneş doğmadan kalkılır, abdest alınır. Konuşmadan Değirmenbaşı denilen Akköprü mezarlığı yanında bulunan (eskiden meyve ağaçlarıyla milli park görünümünde olan) yere gidilip orada iki rekat namaz kılınır. Burada Akköprü deresi akmaktadır. Akköprü deresinin etrafında toplanan insanlar taşlardan, evlenmek isteyen kızlar gelin, çocuk isteyenler beşik, ev isteyenler ev , araba isteyenler araba şekilleri yaparlar, bir kısmı da dileklerini kağıtlara yazarak dere suyuna atarlar. Bu dilek dileme güneş doğana kadar sürer. Gün ışıklarıyla birlikte sabah namazında başlayan konuşma yasağı dere kenarında dilek sonrası kalkar.
Değirmenbaşı’ ndan gruplar halinde evlere dönüldüğünde dama bir küçük ceviz atılır. Karga cevizi hangi yöne götürürse evin bekar kızı o yöne gelin gideceği, bekar oğluna o yönden gelin geleceğine inanılır. Cevizler dama atılırken :
Karga götür cevizi
Güldür be yüzümüzü
İyi bir yere götür
Mesut et kızımızı
manisi söylenirdi.