ARGUNEY SiTESi TURKiYE' s PORTAL
Dünya Saatleri
SiTE REHBERi
   
Astroloji
Ata Sözlerimiz
Bilgisayar Dünyası
Biliyormusunuz
Bitkiler
 
Cumhurbaşkanlarımız
Dini Konular
Download Program
Dünya Rekorları
Ekonomi
 
Faydalı Bilgiler
Fıkralar
Futbol Süper Lig
 
Genel Konular
Günün İçinden
Güzel Sözler
 
Hikayeler
Hava Durumu T.G
Hayvanlar Alemi
Hazır Mesajlar
 
Karışık Resimler
Komik Resimler
Komedi Mizah
Müzik Köşemiz
 
Oyunlar
Otomobil Dünyası
Önemli Linkler
 
Photo Shop Online
Rüya Yorumları
 
Sağlık Köşemiz
Slayt & PPS
Sinema -Tiyatro
Sözlük-Translate
Şiirler & Aşk'a Dair Sözler
Sahibinden Satılık
 
Teknoloji
Wallpaper
Video Klip
Yemek Tarifleri
 
GooGLe aRa
   

Web'te Türkçe

Radyo
   
Site içinde ara
   

Hava DuRuMu
   

Istanbul:
Antalya:
Izmir:
Ankara:
Van:
Edirne:

5 Günlük Haritalı Tahmin

Günlük FALINIZ
   



ReKLaM
   
_______________
_______________
_______________
TLF: 05353370000
_______________
_______________
Yeni Yorumlar
   
Yazan: ARG, Konu:
Ayla
Özlü Sözler
   
Kimler Online
   

Online üyeler : johnMl

Konuklar : 31

Arama Motorları : ArrayoBot, oBot, oBot, Google Bot, oBot, oBot, oBot, crawl Bot, oBot, oBot

Toplam ( 53 ) OnLine

ARGUNEY

 

 
 
  Sevgılıye mektup 
  Kategori: H İ K A Y E L E R

 
Sevgiliye Mektup

Nasıl başlayacağımı bilmiyorum ama bişekilde biyerden başlayacağım...Canım ilk defa saat 12.30 ve ben yatağa yattım fakat ne hikmetse uyku uyuyamıyorum.. Döndüm sağa döndüm sola halen gözümde uyku yok... hani derler ya uyumak isteyipte uyuyamıyorsan kuzuları saymaya başla ve bende ilk defa bunu yapıyorum 1 2 3 .... 1500 ama benim halen gözümde uykum yok kuzular atlamaktan bıkmadı ben saymaktan bıktım... Uyumayı yenip uyuyacağımı sansamda uyuyamayacağım bi yandan da yataktan kalkıp üst kata çıkmayı düşündüm ama annem yatarken bile tereddütlü yattığı için yataktan da kalkamıyordum.
En sonunda yetti be uyku deyip gelmeyeceksen gelme dedim ve yataktan kalkıp mutfağa gittim , karnım aç değildi fakat ben yiyecek birşeyler arıyordum ; buzdolabı açtım dolap bana ben dolaba bakıp durdum taki dolabın dolap kapağı açık ikaz Lambası yanıp bağırmaya başladığında ben dolabı kapattım.. Bir bardak su alıp üstkata sigara içmeye çıktım , Ama beynimde halen bir çatışma bir harp kopuyordu... Radyoyu açtım tabi gecenin 3:00`de canlı müzik bulmak zor o yüzden ilk açtığım kanalda kaldım ve orada çalan müzikle birlikte ben benlikten çıkıp bir başka benlikte buluşmuş gibiydim... Yinede ağlamaya başladım ve sanki doğduğuma , yaşadığıma , hayata isyan ederce gözyaşlarımla birlikte dilimden isyanlı kelimeler çıkıyo ; ben o kelimelere engel olamıyodum..
Aşkım bak aşkım diyorum ama bu aşkım ne hikmetse aşkım şu an düşünüyorumda yanında olsam ve sana desemki biliyomusun ? evet biliyosun ama ben halen çoğu şeyi bilmiyorum tek bildiğim ne zaman nerede ve ne şekilde biteceği acaba dost mu kalacaz düşmanmı olacaz , hayır belkide seninle bir yuva kuracaz aşkım kimbilir...İlk defa birinin yokluğunu , kokusunu , nefes alışverişini özledim. Evet bizim şarkımız çalmasada yinede kerata bütün şarkıları güsel söylüyo ( Gülüm ) şu an bunu dinliyorum ve şu an kesin eminimki sende beni düşünüyosun... İyi mi yapıyosun kötü mü yapıyosun bilmiyorum...
Evet aşkım evimdeyim tek tanemin yanında tırtılımın yanında ama şu an şunu anladım onlar bile benden uzaklaşmış , sevgilim uzaklaşmış bu arada annem geldi ve senin burada ne işin var dedi. Ben ise yanıtsız kaldım ev yanlız kalmak istediğimi söyledim ağlamaktan şişmiş gözlerim ona benim yerime herşeyi anlatmıştı sanki... ve annem aşşağıya inenene kadar uyumayacağına adım kadar eminim bitanem... Bu arada halen can sıkıntısına sefer eşya dolaplarını karıştırmaya başladım...
Evde kalmayacağım için Lazım olan eşyalarımı odanın ortasına bir bir dökmeye başladım ve yanıma getireceğim eşyaLarı toplamaya başladım ve eşyalarımı toplamayı bitirdim , oturdum , yaktım bi sigara koydum elimi kafama ne yapıyosun ne yapmak istiyosun ne olacak diye kafamda bir yığın ? işareti uyandı ama beni biliyosun ben sorunların üstesinden gelemem yine kaçmakla çözüm buldum sanki... çözüm değil ama bana göre çözümde evet annem geldi ben aşşağıya iniyorum keşke gelmeseydi sana daha fazla şey yazsaydım...
Seni Seviyorum bunu bil baii..


Sevgiliye Mektup

Önümde duran boş beyaz bir kağıtla ne yapsam diye düşünüyorum
Kağıttan bir gemi yapıp denizleri mi fethetsem?
Yada Masanın bir bacağı kısa, onun altına mı koysam?
Yoksa sık sık seninle ilgili unuttuğum şeyleri yazıp duvaramı assam?
Yok en iyisi oturup sana bir mektup yazıyım.

Sana olan sevgimi yazıyorum;
Seni nasıl sevdiğimi anlaman için.
Hayallerimi yazıyorum;
Senli yarınlarımız için.
Sonra sana bakışımı yazıyorum;
Sonsuzluğu görmen için.
Ve birde yıldızları yazıyorum;
Oradan bana baktığında görmen için.

Yanına gelmek istiyorum.
Ellerini tutmak, gözlerine bakmak,
Tenini tenime deydirmek,
Saçlarını okşamak,
Yüreğini hissetmek,
Nefesini içime çekmek istiyorum.
Ve sana şunu söylemek;
Hem de haykırırcasına “seni seviyorum” demek istiyorum.

Eğer senin de önünde boş beyaz bir kağıt varsa
Otur sende bana bir mektup yaz.
Unutma burada senin gibi hisseden,
Senin gibi seven biri var.

İşte mektubumun sonuna geldim
Sana göz yaşlarımla ıslanmış bir mektup yolluyorum
Çünkü sen benim binlerce göz yaşımdan oluşandın
Sakın sen ağlama, üzülme
Çünkü bana sen lazımsın…


Sevgiliye Mektup/1

Şimdi nerelerdesin? Bu sefer yazdıklarımın, yüreğimin acısının adresi yok! Satırları yazmakta bile zorlanıyorum. Sen gideli kelime haznem daraldı. Tek başıma kaldım buralarda...
Ansızın dalıyorum, sürekli yollara bakıyorum ve işin acı tarafı gelmeyeceğini de çok iyi biliyorum. Ah Sevgili! Çok hayallerimiz vardı. Hayata dair, aşka dair, ikimizin kaybettiklerine dair. Yazık! Hayallerimiz yarıda bile kalmadı.. Şimdi de mi kadere atılacak suç? "Kaderde var mı?" diyerek!
Sen yoksun ama ben gene sana yazıyorum her günün ardından(!)
Gözyaşlarımı, aşkımı, özlemimi yazıyorum ve sevgili her zamanki gibi seni özlemle bekliyorum. Bensiz üzülme olduğun yerlerde; çünkü ben seni yüreğimde taşıyorum, sensizken bile...
Kimseye söylemiyorum seni sevdiğimi sana bile (!) Çünkü içimde yaşıyorum seni, sen de beni... Bizim aşkımızın kuralı da bu, baştan beri belli..
Ah Sevgili(!) Özledim be seni.. Geleceksin biliyorum ve sabırla bekliyorum. Çünkü seni ölümsüz bir aşkla seviyorum.


********************

hayat dediğimiz aldatmaca içerisinde kendi gerçeklerimizden kaçarak yaşıyoruz.belkide kendi gerçeklerimizin ne olduğunun farkında değiliz.kendimizi yaşadığımız duyguları isimlendiremeyecek aldatmacalar içerisine sokmakla gerçeklere ulaştığımızı sanıyoruz.geriye dönüp bakmak ihtiyacı hissedebilsek ne kadar yanıldığımızın farkına varacağız.ama nedense bir tülr yapımcı gayreti ve cesaretini kendimizde bulamıyoruz.daha ne kadar kaçacağız:kendimize gelme zamanı geldi artık
işte benim gerçeklerim:
inanmışımdır bağlanmışımdır her şeyimi adayacak kadar çok sevmişimdir.ama sen bundan çok uzaktasındır.ben sana bütün ömrümü adamışımdır sen bunun farkındabile değilsindir.
bir unutursun şarkısı tutturmş gidiyorsun.bir gün karşıma çıkarsın diye sonsuz bir sabırla bekleyişimden haberin yoktur.
hiç tükenmeyen bir umutla bekleyişimin aslında kendimi kandırmacadan başka bir şey olmadığının farkında olmama rağmen seni beklemekteyimdir.şunu biliyorum ki:savaşım yeni başlamıştır!ne yaparsa yapsın seni unutturamayacak olan zaman celladına karşı olan savaşım....
bu cellat sensizliğe alışmayı öğretecek belki ama,
UNUTMAYI ASLA


Sana Dair

Bu gece nedensizim,sebepsizim ve anlamsızım...
Susmuş insanlar ve bütün İstanbul...ıssız ve soğuk sokaklar!..Acıyan ve kanayan yanlarımı görüyorum...Herşey ne kadar acı değil mi?..Yaşananlar ve yaşadıklarımız...Hepimiz yalnızız aslında...Hepimizin kafasında binlerce çelişki,binlerce şüphe ve müthiş muamma,hepimiz ütopik değerler yaşıyoruz...
Sen ve ben sıradan yaşayamadığımız için bütün acıları hep üzerimize çekiyoruz,düştüğümüz yer öyle açık seçik ki! Tıpkı bir kırmızı gülün ateşe düştüğü zamanları yaşarız...Birşeyler bizi hep önce sıcağa,sonra acıya sonrada gecenin dadasına alır götürür...Aslında aşkın olduğu yerde,bütün adamlığımızla biz vardık...Bir işçinin kalbinde ekmek gibi biz vardık..Bıraktıkları kadar adamız...
Bütün yokluğumuzda aşka ve sevgiye talipliğimiz her zaman devam edecek.Bir teoris şöyle demişti "Eğer uğruna ölecek birşeyiniz yoksa,bu sizin hayat mücadelenize müsait olmadığınızı gösterir.." İşte biz bu birşeyleri arıyoruz belkide...Kırılgan mektuplar yazıp olmayan adreslere yolluyoruz,kimbilir belki birgün doğru adresi buluruz ne dersin?...
Aslında hiçbirşey için geç değil ve geç değil birşey için hiçbirşey...Sarı odamın bir köşesine ölümümü koydum ve binlerce defa öldüğümü görüyorum,sonrada senin gözlerin gelir geçer içimden...
Yorgun bir İstanbul gecesi,bir zemheri akşamı...Özlemimiz gelecek baharlar gibi...İnsan bu kıvrım kıvrım akar misali akıyoruz işte bir bilinmezliğe... Sanal Aşklar

Sanal aşklar sanal kimliklerin birlikteliğidir.

Burada sorulması gereken erken bir soru var. Sanal kimlik nedir?
"Gerçekte olmayan kimlik" anlamına gelse de, sanal kimlikler bazen kişilerin gerçek kimlikleriyle özdeş olabiliyorlar.
Yaşadığımız hayat aslında bize yüklenen ve "0" yaşımızdan itibaren öğretilen rollerin oynandığı bir oyun değil mi? Bu roller aldığımız eğitimlerle pekiştirilmiş ve hala pekiştirilmekte değil mi?
İyi vatandaş, iyi aile babası, iyi evlat, iyi yönetici gibi yakıştırmalar bizim oynamamız gereken rollerin sınırlarını çizmiyor mu?
Biz bazen kendimizi bizim dışımızda oynanan bir oyunun parçası olarak hissederiz ve bunun doğurduğu iç tepkiler bizde sanal kimliklerin oluşmasına yol açar. Kişilik bölünmesi olarak küçümsenen ve sınıflandırılmaya çalışılan bu tepki aslında insan benliğinin kendini koruma refleksleridir ve "beyaz atlı prens", "hayallerin kadını", bu sanal kimliklerimizin ihtiyaç duyduğu simgelerden başka bir şey değildirler.
Sanal kimlik kavramına ikinci bir yaklaşımda daha bulunmak gerekiyor. Aslında sanal kimlik denildiğinde ilk aklımıza gelen şey İnternet oluyor.
Ancak düşüSanal aşk ve gerçek sevgi.

Bir insan gerçekte hiç görmediği birine karşı sevgi duyabilir mi?
Bu sorunun cevabını başka bir sorunun içinde aramak gerekir. Sevgiyi nasıl tanımlamalıyız ?
Freud ve Libido'suna göre mi yoksa Eric Fromm ve Karşılıksız sevgi'sine göre mi?
Freud sevginin cinsel dürtülerin bir türevi olduğunu iddia eder. İki cinsin birbirine duyduğu ilgi sevgi değil, cinsel kökenli dürtülerin bir yansımasıdır. Ve Freud' cular şu soruyu sorarlar,
"Leyla ile Mecnun eğer kavuşsalardı yapacakları şey neydi?"
Eric Fromm cevap verir, "Bir annenin çocuğuna duyduğu veya bir itfaiyecinin kendini ateşe atarken ve hatta bizzat Freud çapında bir dehanın, ileri sürdüğü tezler doğrultusunda bin türlü hakaret ve yanlızlığa katlanırken hissettiği şey libido değil, karşılıksız sevgidir. Sevgi beklentisiz ve çıkarsızdır" der Fromm..
Bu yazının amacı, İnternet' te yaşanan aşkların benzersiz olduğunu kanıtlamak değil. Sonuçta insanlar aynı insanlar ve ilişkilerin niteliğini belirleyen yine onlar.
Ancak söylemek istediğim, İnternet'in insana verdiği sınırsız özgürlük duygusu ve fantazileri gerçekleştirmek için mükemmel bir araç olduğu hissi.
Başlangıçta ve bazen asla bunun farkına varamıyorsunuz. Ancak bu duygu davranışları ister istemez etkiliyor. Ve siz bakıyorsunuz ki gerçek hayatta oynadığınız rollerden sıyrılmış gerçekte olmak istediğiniz insan oluvermişsiniz. Ve siz önce kendinize sonra da karşınızdakine karşı dürüst olduğunuz sürece ilişki gerçekten dürüst ve çıkarsız bir hale geliyor.
Artık olduğunuz gibi kabul edildiğiniz duygusuyla karşınızdakini olduğu gibi kabul etmeye başlıyorsunuz. Anlattığınız düşünceleriniz ve duygularınız o kadar içten, bir o kadar bakir ve el değmemiştir. Gerçek yaşamda olamayacak kadar hızlı yol almışsınızdır kısacık bir zaman içinde.
Karşınızdaki kesinlikle doğru kişidir, çünkü siz onunla konuşmaya devam etmektesiniz. Sabahlara kadar birlikte aslında hiç yaşanmamış bir yaşamı paylaşmaktasınızdır. Yıllardır baskı altına aldığınız dürüst tepkiler vermeye başlarsınız. Onunla birlikte olmaktan ne kadar çok hoşlandığınızı, onunla birlikte kendinizi çok iyi hissettiğinizi anlatırsınız.
Bu duygularınız karşılıklıdır ve aranızda önceleri beklentisiz bir dostluk doğar ve sonra bu yavaş yavaş sevgiye dönüşür. Siz belkide evlisinizdir ve belki karşınızdaki kişi gerçekte asla birlikte olmayı düşünmeyeceğiniz yaşta veya sosyal statüde olabilir. Ve hatta siz İstanbul' da ve sevgiliniz Brezilya' da olabilir.
Ne farkeder ki, ihtiyacınız olan sarılmak için bir beden degildir. Aradığınız ve istediğiniz, sizi sizin kadar iyi anlayan birine karşı duyduğunuz sevginin o, zaman ve mekan tanımaz sıcaklığıdır.
Bir elmanın bir yarısı siz diğer yarısı "o" dur.
Size "Bu rüyadan hiç uyanmasak" der, siz de ona "Bu bir rüya değil" dersiniz, rüya içinde bir gerçekliği yaşadığınızı bilerek.
Birlikte idealinizdeki evi bulur ve içini eşyalarla donatırsınız. Kocaman bir koltuğun üzerinde birbirinizin saçlarını okşar ve küçük sevgi öpücükleri kondurursunuz dudaklara.
Bilgisayaryn soğuk ve soluk ekranı karşısında o öpücüğü hissedersiniz dudaklarınızda, ve gerçek olan hiç bir öpücük bu kadar derinden sarsmamıştır sizi daha önce.
Sonra; "sana tuhaf gelecek belki ama" dersiniz, "Seni seviyorum"...
Ekrandaki cevap mutlulukların en güzelini yaşatır size
"Ben de seni seviyorum"
Sonra ne mi olur?
Bilmem..
Bu sorunun binlerce cevabı var. Bu yazının konusu İnternet üzerinde yaşanan sevgilerin nasıl başlayıp nasıl bittiğini irdelemek değil. Sanal sevgileri bir masaya yatırıp psıkolojik tahliller yapmak hiç değil. Sadece İnternet'te yaşanan "Sanal aşkların" günümüzde yaşanan bir çok aşktan çok daha gerçek olduğunu anlatmak.
Belki hayatınızın aşkını İnternet üzerinde bulabilirsiniz. Belki de bulamazsınız. Ama eğer o doğru kişiyi bulursanız, sakın
"Yarın bir başkasını bulurum" kolaycılığına kaçmayın.nüldüğünde "Sanal kimlik" kavramı İnternet'in bir türevi değil, sadece İnternet sayesinde ortaya çıkma fırsatı bulan bir olgu. Yani İnternet, sanal kimlikleri yaratan değil, ortaya çıkmasını sağlayan bir araç sadece.
Sanal kimliği gizli kalmış veya toplum tarafından bastırılmaya çalışılan gizli cinsel kimlikle karşıtırmamak gerekir. Cinsel kimlik sizin sanal kimliğinizin bir parçası olsa bile, bu yazının konusu değil.
Sevdiklerinizle Paylaşın
 
  BeNZeR KoNuLaR iLGiNiZi ÇeKeBiLiR
  • İkisini De Sevdim
  • Gelmesini hiç istemiyoruz bu misafir sormadan gelir
  • Oysaki yanımızdaki olmadan yaşayamayacağımızı unutuyoruz
  • Korkmak bir sevme tarzıdır
  • Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...
  • Sigara gibi hikaye
  • unutmazsam nasıl affederim?
  • Ayrılık acısını başka insanlar geçirmez
  • Bugüne kadar yanlış insanları sevmişiz neden mi?
  • Gözyaşları yanaklarda kavusur
  • Üşüyorum...
  • Yaşlıları bekleyen kötü son
  • SEVDAMIN ADINI SİZ YAZIN
  • SEVMEK Mİ SEVİLMEK Mİ?
  • Sus Gönlüm
  • Buyurun cenaze namazına
  • Kızılderililerden tek kelimelik hayat dersi
  • 'Nasıl... bir erkek arıyorsun?'
  • GERÇEK AŞK, boşanmak isteyen bir kadını nasıl mahçup etti?
  • Aşk acısından kurtulmanın yolları
  • SEN VE BEN Garip bir hal
  • Anahtar Kelimeler de287il, kadar, Sanal, sanal, yaz305yorum, birlikte, kimlik, 304nternet, halen, 351ey, a351k305m, gerçek, zaman, benim, annem, binlerce, Freud, senin, ya351anan, Çünkü

    Begendim (+) +40 Begenmedim (-)
    | | Yazan : selen | Tarih : 19 Ağustos 2008 | Yorumlar : (1) | Gösterim : ( 4655 )
    > Sonraki Konu >>>> Anasayfa
    zorer
    Konuları : 22
    Yorumları : 145
    İsim: zafer
    Kayıt: 25.05.2008
    20 Ağustos 2008 01:33:05 Tarihinde -1- Sayılı yorumda Yazar zorer Diyorki

    guzel hikaye begendim yazı biraz ufak olmus zor okunuyo tsk ler paylasim icin



    Kısa bilgim ve imzam : Zor kişilik

                    
     

    Bilgi
      Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize ÜYE OLmanız Gerekmektedir.
    YÖNETiM PANELi
       
    İsim
    Şifre

     
    Yeni Yıla Kalan Zaman!

    Güncel Online
       


    Gazete Sayfaları
       
       
    «    Ağustos 2008    »
    PtSaÇrPrCuCtPz
     
    1
    2
    3
    4
    5
    6
    7
    8
    9
    10
    11
    12
    13
    14
    15
    16
    17
    18
    19
    20
    21
    22
    23
    24
    25
    26
    27
    28
    29
    30
    31
    Döviz Kurları
       

    Altın Fiyatları
       
    Yeni Konular
       
    » Güneşimi Kaybettim
    » Mevlana'dan
    » Black Panther
    » Elektrik faturaları azalacak
    » Kuzalan Tabiat Parkı
    » Burun estetiği
    » Japonya'da robotlar
    » Nokia 3310’un 4G desteklisi geliy ...
    » Yeni Yılınız Kutlu Olsun
    » Ayla
    Rastgele Konular
     

    » Köfteli Bezelye
    » Runtime GetDataBack 4.32 FAT-NTFS ...
    » UNUTKANLIĞIMIZI AZALTALIM
    » DriveImage XML 2.30 Portable
    » ImTOO DVD Ripper Ultimate 6.0.12. ...
    » Oguz yılmaz-zalim
    » Çimenlikte Bir Keçi
    » Bir Sen Ki Bin Muamma
    » Akla Zarar Sorular
    » IObit Game Booster 3.1 Portable


    Yazan: ARG

    En Çok Okunan Konular
     
    İstatistikler
       
    ARG
    Konular: 2768
    Yorumlar: 746
    fredy4518
    Konular: 2668
    Yorumlar: 0
    selen
    Konular: 2410
    Yorumlar: 239
    trip
    Konular: 1980
    Yorumlar: 160
    akgs
    Konular: 681
    Yorumlar: 237
    boncukvet
    Konular: 349
    Yorumlar: 236

    Makale İstatistikleri
     »   Son 1 Saat: 0
     »   Bugün: 0
     »   Bu Ay: 0
     »   Toplam Makale: 13036
     »   Yayınlanmayı Bekleyen: 0

    Üye İstatistikleri
     »   Bugün: 0
     »   Son 1 Saat: 0
     »   Bu Ay: 0
     »   Toplam Üye: 24840
     »   Yasaklı Üye: 1

    Yeni Üyemiz
     »  Joseph#gennick
    Arşiv
       

    A

    R

    Ş

    İ

    V

    Temmuz 2018 (2)
    Şubat 2018 (6)
    Ocak 2018 (1)
    Eylül 2017 (4)
    Ağustos 2017 (2)
    Temmuz 2017 (8)
    Anket
       

    Mükemmel
    Çok İyi
    Normal
    Beğenmedim
    Fikrim yok


     
     
    ,.-~*`*~-.-(_ Türkiye's portal | 2007 | design by arguney _)-,.-~*`*~-.
    Clicky Web Analytics