ARGUNEY SiTESi TURKiYE' s PORTAL
Dünya Saatleri
SiTE REHBERi
   
Astroloji
Ata Sözlerimiz
Bilgisayar Dünyası
Biliyormusunuz
Bitkiler
 
Cumhurbaşkanlarımız
Dini Konular
Download Program
Dünya Rekorları
Ekonomi
 
Faydalı Bilgiler
Fıkralar
Futbol Süper Lig
 
Genel Konular
Günün İçinden
Güzel Sözler
 
Hikayeler
Hava Durumu T.G
Hayvanlar Alemi
Hazır Mesajlar
 
Karışık Resimler
Komik Resimler
Komedi Mizah
Müzik Köşemiz
 
Oyunlar
Otomobil Dünyası
Önemli Linkler
 
Photo Shop Online
Rüya Yorumları
 
Sağlık Köşemiz
Slayt & PPS
Sinema -Tiyatro
Sözlük-Translate
Şiirler & Aşk'a Dair Sözler
Sahibinden Satılık
 
Teknoloji
Wallpaper
Video Klip
Yemek Tarifleri
 
GooGLe aRa
   

Web'te Türkçe

Radyo
   
Site içinde ara
   

Hava DuRuMu
   

Istanbul:
Antalya:
Izmir:
Ankara:
Van:
Edirne:

5 Günlük Haritalı Tahmin

Günlük FALINIZ
   



ReKLaM
   
_______________
_______________
_______________
TLF: 05353370000
_______________
_______________
Yeni Yorumlar
   
Yazan: ARG, Konu:
Ayla
Özlü Sözler
   
Kimler Online
   

Online üyeler : Tiaraelus

Konuklar : 10

Arama Motorları : ArrayoBot, crawl Bot, oBot, oBot, oBot, Web Core / Roots, oBot, Yandex Bot, oBot, oBot

Toplam ( 96 ) OnLine

ARGUNEY

 

 
 
  Rüzgar ve güneş vede umutla sevmek 
  Kategori: H İ K A Y E L E R

 
Sana benim daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım "der.
"Şuradaki yaşlı adamı görüyor musun hani su üstünde palto olan. Bahse girerim o paltoyu üstünden senden çok daha çabuk sokup alabilirim."
Bu denemeye razı olan güneş bir bulutun arkasına gizlenir ve rüzgar bir fırtına gücüyle esmeye başlar. Ancak rüzgar şiddetini ne kadar artırırsa yaşlı adam da paltosuna o kadar sarınır. Sonunda rüzgar pes edip durulur ve güneş bulutun arkasından çıkarak yaşlı adama sıcacık gülümser. Bunu gören yaşlı adamın yüzünde bir hoşnutluk ifadesi belirir. Ve paltosunu çıkarır.
İddiayı kazanan güneş rüzgara
"DOSTLUK VE NAZİKLİK HER ZAMAN HAŞİNLİK VE ZORBALIKTAN DAHA GÜÇLÜDÜR.." der.

Rüzgar ve Güneş

Güneş ve Rüzgar, hangisinin daha güçlü olduğu konusunda tartışırlar. Ve rüzgar
"Sana benim daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım "der.
"Şuradaki yaşlı adamı görüyor musun hani su üstünde palto olan. Bahse girerim o paltoyu üstünden senden çok daha çabuk sokup alabilirim."
Bu denemeye razı olan güneş bir bulutun arkasına gizlenir ve rüzgar bir fırtına gücüyle esmeye başlar. Ancak rüzgar şiddetini ne kadar artırırsa yaşlı adam da paltosuna o kadar sarınır. Sonunda rüzgar pes edip durulur ve güneş bulutun arkasından çıkarak yaşlı adama sıcacık gülümser. Bunu gören yaşlı adamın yüzünde bir hoşnutluk ifadesi belirir. Ve paltosunu çıkarır.
İddiayı kazanan güneş rüzgara
"DOSTLUK VE NAZİKLİK HER ZAMAN HAŞİNLİK VE ZORBALIKTAN DAHA GÜÇLÜDÜR.." der

Rengarenk Masal

Camı kırılmış kalbimin penceresinde ufak bir çocuk oturtuyordum. Yalnızlığını aramaya gelmişti buraya. Ahşap merdivenin yamuk basamaklarını çıkarken heyecanlıydı. Yukarıdaki küçük oda ona çok şey vaadediyordu. Düz saçlarının altından bakarken bu mavi pencereye, mavi gözleriyle sabırsızdı. Oyuncağını arıyormuş gibi. Tırmanışı uzadıkça heyecanı arttı. O ufacık, hiçbir kötülüğe değmemiş elleri mavi pervaza değince, yalnızlığım irkildi. İlkönce dümdüz kumral saçlar göründü. Sonra yay gibi kaşlar ve deniz mavisi gözler. Merak bakıyordu o gözler. Okka gibi burun, bu tanımadığı kokuyu algılamaya çalışıyordu. Tüm oda da yalnızlığım kokuyordu. Tüm oda da yalnızlığım görünüyordu.
Mavi pencereli, kırık camlı karanlık odam, bu küçük melekle rengarenk bir pınara dönüşüyordu. Ama bu meleğin adımlarının çıkardığı tıkırtılar bile yalnızlığıma dost olmuyordu. Yalnızlığım kaçıyordu bu minyatür ellerden. Hep bir köşede oturmak istiyordu yalnızlığım. Kendi, karanlık, renksiz köşesinde. Sadece kendi sesiyle yıllarca oturmanın hayaliyle yaşıyordu. Minik çocuk, tüm bu renk cümbüşünün ortasında, bu başıboşluğun merkezinde baka kalmıştı yalnızlığa. Son kez elini uzattı, çok büyük bir şevk ve istekle. Saf, çocuksu bir bakış vardı yüzünde. Yalnızlık, bakamıyordu suratına bu miniğin. O, yanı başında duran soluk, renksiz çiçek demetine odaklanmıştı. Çocuğun toz pembe dünyasından kırıntı bile taşımıyordu, bu ölüm kokan laleler. Ama çocuk pes etmemek niyetinde olduğunu belli ediyordu; laleler yaşıyordu onun gözünde. Yalnızlığım, bu miniğin ellerinde yeşeren odaya göz gezdirdi; bu yeşeren oda ona yabancıydı. Onun değildi hiçbir şey; yanında duran bir vazo lale bile. Miniğ!
in eli hala havadaydı. Yalnızlığım, bakamadığı mavi gözlerde buldu kendini bir anda. İçindeki sıcaklığı hissetti, kalp atışlarındaki artışı sezdi. Bünyesinde ki her milimetre kare yanıyordu. Nefes alışı bozulmuştu. Elleri, ayakları renkleniyordu. Hayır sadece elleri, ayakları değil tüm benliği renkleniyordu. Tüm benliği...
Mavi pencereli, kırık camlı yeşil odamda ki süslemeli bakır aynamda kendini buldu yalnızlığım. Renksizlikte boğulduğu bunca yılın ardından, bu yağlı boya tablosunda bulmuştu kendisini. Yanında da herşeyi başlatan; mavi gözlü, düz saçlı melek vardı. Herşey başlamıştı.
Yeniden başlayan hayatında sadece bu minik vardı. Ama yalnızlığım, yalnızlığını kaybetmişti. Peki bu kişiliğindeki büyük değişiklik buna değer miydi? Düşlerinde bile hiç hayal etmediği bu durum acaba çok mu iyiydi? Yalnızlığım kararını verdi. Doğasına karşı çıkamazdı. Minik çocuğa veda busesi kondurdu. Düz saçlarında dans eden dudakları bir şey mırıldandı: “donmuş bir gözyaşı gibi akmayan şu yaşantıma alışıyordum...teşekkür ederim...”
Mavi pencereli, kırık camlı yeşil odam bir çocuğun yalnızlığına şahit olmak üzereydi. Yalnızlığım tüm erdemiyle mavi penceremden aşağıya bıraktı rengarenk bedenini. Gözyaşları eşlik etti onun düşüşüne mavi gözlerden süzülen...
Yalnızlık paylaşılmamalı günahkar ruhların özünde...

Ruhumun Desibeli

Lokma lokma ver, az az tattır özgürlüğü açlığıma. Sakın beni doyurma. Hep demir parmaklıklar olsun; gözlerindeki “ben”in önünde kirpiklerin. Sakın birkaç damla ile kilidini açma. Dünyanın en güzel F tipinden salma beni yalnızlığa. Mutsuzluğa çözme prangalarımı. İçinde sensizlik olan her cümlenin telaffuzundan esirge dudaklarımı. Beni adınsız bırakma.
Az az tattır özgürlüğü tutsaklığıma. Ne bileyim hep azarla içindeki şeytanı; aramıza girme ihtimali doğarsa. Ya da aklında bir tilki varsa beni sevmene ihtilaf, tut kuyruğunda savur onu baş aşağıya. Kırıtan bir yosmadır şüphe. Sen edebini koru ne olursun şüphe yolsuzuna aldanma. O ne yaparsa yapsın, sen usunu şüphe denizinde yelkensiz, dümensiz, bensiz bırakma. Ey yoksul düşlerimin varsıl silueti! Hayallerimi öksüzlüğe atma. En fazla virgüller olsun benli cümlelerinin kucağında. Ünlemlere, sorulara ve noktalara yer ayırma. Şair der ki: “Ey sevgili! Uzatma dünya sürgünümü benim.” Ey sevilen! Sen varsan uzadıkça uzasın dünya sürgünüm; yok, sen yoksan elimi yüzümü sürgünlere bulama. Ne olursun!
Lokma lokma ver, az az tattır sevgini bana. Eli savaş baltalı nankörlüğümü kudurtma. Kıymet bilmez etme beni. Ne arşa değsin başım, nede yerin dibine batayım. En güzel ortalamalarında avut beni. Beni ortalarda(!) bırakma. Sıradan sevgilere gark etme. Beni herkes gibi herkes kadar sevme. Nasıl birdenbire sevdiysen beni; yine öyle terk et günün birinde terk edeceksen. Ben hiç ihtimal vermek istemiyorum ama...
Az az tattır mantığını duygularıma mesela. Ne Juliet ol mantığına karşı sorgusuz savunmasız teslimkar. Ne de Einstein duygularına. Çıkar artık denklemleri yüreğimizden sevgili. Tabi ki Orhan Veli’nin böcekleri gibi -arzu et sadece- demiyorum. Ama... İste ne olursun hak ettiğin her şeyi. Verdiğimle yetinme, benim istediğim gibi sen de iste. Susma örneğin

Umut
Kırk yaşlarındaki adamın elleri koynuna gitti,çabucak koynundan çıkardığı kağıdı yine aynı yaşlardaki diğer adamın ellerine tutuşturdu.Karanlık sokakta yalnızdılar ama korkuyla çevresine baktı, sonra fısıldadı;
-Gardaş gider değil mi ?
-Merak etme sen,kendi ellerimle büyük elçiliğe vereceğim.
Gülümsemeye çalıştı,ağzında dişlerinin nerdeyse yarısı yoktu.
-Herhal haberleri yoktur.Yoksa bize yardım ederlerdi,değil mi?
-Yok dedim ya..,Benim gitmediğim ülke kalmadı nerdeyse.Oralara da gittim.Kimsenin haberi yok.
-Kağıdı yetkililere verirsin gardaş,hem sende söylersin neler
çektiğimizi.
Türkçeyi iyi konuşan Rus genç acele etti ;
-Tamam tamam yakalanacağız hadi parayı ver.
Adam yeni hatırlamış gibi koynundan yıllarca biriktirdiği parayı çıkardı.
-Al.Açız,iş bulamıyoruz ama bu iş için helal olsun al.
Genc Rus parayı sayarken,o anlatmaya devam etti,
-Çinliler bizi aç bırakıyor,işsiz birakıyor.Bir çocuktan fazlası yasak,işsiz olanların çocuk yapması bile cezalandırılıyor. Erkeklerimiz,onların kızlarıyla evlenemiyor ama onlar topraklarımıza sahip olmak için,bizim kızlarla zorla evleniyor.Bazılarımız,hiç olmazsa kızları aç kalmasın diye evlendiriyor.
Genc sıkılmıştı,
-Yakalanmadan ben gideyim.
Adam gözü yaşararak aceleyle sözlerini tamamladı;"İbadetimize de engel oluyorlar.Kadınlarımızın zorla başını açıyorlar."
-Tamam hepsini söyleyeceğim,hadi eyvallah.
Bir an durakladı,adamın altmışında gösteren yüzüne baktı,sanki
kuşkulanmış gibi sordu;
-Kaç yaşındasın ?
-Kırk...
Cevabı duyduktan sonra hızla uzaklaştı.Geride kalan adam,oğlu gibi görünen gencin ardından acılarla bezenmiş yüzüyle gülümseyerek el salladı.Bir süre,karanlık sokaklara baktı sonra yüzüne gülümseme yayıldı.İçinde yeşeren ümidi hissetti, dizlerine yeni bir can geldi.Yaşama yeniden bağlandı.Oysa ülkesinde, Doğu Türkistan da ölüm yaşının çok düşük olduğunu iyi biliyordu.
* * * * * * * * * *
Genc Rus,parayı alıp,mektubu atmayı düşünmüştü ama eksık dişleriyle kendisine bakan Türk'ün hayali peşini bırakmamıştı.Sonunda
Çin’den ayrılmadan,Türkiye elçiliğine uğramış,mektubu vermişti. Yetkili mektubu alıp kendisine beklemesini söyledi.Ticaret için çoğu ülkeye giden Rus,bildiği bir kaç dilin içinde en iyi Türkçeyi öğrenmişti.Beklerken sehpadaki 1998 tarihli ama birkaç ay öncesinin gazetelerine gözü takıldı.Birini eline aldı ismini okudu; "Radikal" . Doğu Türkistanla ilgili bir yazı olduğunu farkedince okumaya devam etti; "Doğu Türkistan'daki Kökten Dinci Akımlar Çin'i Tehdit Ediyor "
Bir görevli,elinde geri gönderilen mektupla dalgın Rus'a yaklaştı;
-Büyük elçi meşgul sizle görüşemeyecek" .
Rus,gazeteleri göstererek,şaşkın bir ifadeyle sordu ;
-Bu gazeteler hangi ülkenin ?
Görevli gülümsedi,
-Türkiye.
-Hepsi mi ?
-Evet hepsi.
Adam elindeki gazeteyi bırakıp giderken,gözünde Doğu Türkistanlı adamın yüzü canlandı,sanki kendisiyle konuşur gibiydi;
-Sağol gardaş,sağol...sağol...
İçinin burkulduğunu hissetti.

Umut Işığı

Bir günlük de olsa sadece kendinizi düşünün ve sadece kendiniz için yaşayın!..

Bir günlük de olsa gülümseyin ve zihninizdeki bütün kötülükleri, kinleri, düşmanlıkları, fesatlıkları, kıskançlıkları bir kenara bırakın; Sadece sevgiyi, dostluğu, mutluluğun güzelliğini düşünün ve tutun içinizde....

Bir günlük de olsa unutun bütün acılarınızı, kederinizi üzüntülerinizi; Sabah uyandığınızda aynada ilk kendinize gülümseyin. Çünkü eminim içiniz ferahlayacak, hayata daha bir umutla sarılacaksınız. Çevrenizle, kendinizle barışık, dost, umutlu ve mutlu olun yada öyle olduğunuzu düşünün. Gülümseyin, çünkü gülümsediğinizde hayata daha olumlu gözlerle bakmasını ögreneceksiniz. Daha olumlu düşünceler oluşacak beyninizde. Unutmayın hayata hangi gözle bakarsanız öyle görürsünüz!..

Bir günlük de olsa hayallerinizle yaşayın, güvenin çevrenizdeki insanlara ve ümit edin. Bunu denemenizde fayda var, en azından bir kaybınız olmaz!...
O vakit dünyanın daha renkli, yaşamın daha zevkli, yaşanılır ve güzel olduğunu hissedeceksiniz.

Unutmayın ki, umut en umutsuz, karanlık gecelerde bile ışığını esirgemez sizden.
En zor anlarınızda bile yitirmeyin ümidinizi!...
Çünkü umut etmek yaşanmış bir hayatın ardında yaşamaya yeniden tutunmaktır.
Çünkü umut etmek çekilen acıların, çilelerin ardında yeni ve güzel bir günün doğacağı muştusuna inanmaktır!...
Unutmayın ki, insanın elindeki en büyük sermayedir umut. Umutsuz yaşanmaz bu dünyada, umutsuz hayal bile kurulmaz.
Kime ait olduğunu bilmediğim ama çok sevdiğim aşağıdaki öyküyüyü sizlerle paylaşmak istedim...
Mumların Öyküsü!..
“”Dört tane mum usul usul yanıyordu...
Ortalık o kadar sessizdiki, mumların konuşmalarını duyabiliyordunuz...
Birinci mum dediki:
''Ben BARIŞ'ım.!
Ama kimse benim yanmama yardımcı olmuyor.Sanırım yakında söneceğim.''
Alevi hızla azaldı ve sonunda tamamen söndü.
İkinci mum:
''Ben VEFA'yım.!
Ne yazıkki artık vazgeçilmez değilim.Onun için,bundan sonra yanıp durmamın bir anlamı kalmadı.''
Sözlerini tamamladığında esen hafif bir rüzgar onu tamamen söndürdü...
Sırası geldiğinde üçüncü mum, hüzünlü bir sesle dediki:
''Ben SEVGİ'yim !
Yanacak gücüm kalmadı. İnsanlar beni unuttu,değerimi anlamıyorlar. En yakınlarını sevmeyi bile unuttular.''
Vefa'da daha fazla beklemeden sönüp gitti...
Ansızın..!
Odaya bir çocuk girdi ve üç mumunda yanmadığını gördü.
''Neden yanmıyorsunuz? Sizin sonsuza kadar yanmanız gerekmiyor muydu?'' dedi.
Ve ardından ağlamaya başladı...
O zaman dördüncü mum konuşmaya başladı:
''Korkma, ben yandığım sürece öteki mumlarıda yeniden yakabiliriz, ben UMUT'um!''
Çocuk parlayan gözleriyle UMUT mumunu aldı ve öteki mumları birer birer yaktı...

UMUT ışığı yaşamımızdan hiç eksık olmamalı...
...Ki hepimiz onunla birlikte VEFA'yı, BARIŞ'ı ve SEVGİ'yi yaşatabilelim...””

Kendinizi bir gün için de olsa mutlu, huzurlu kılın. Kırılmayın kimseye, kimseyi kırmayın. Hacı Bektaş Veli’nin sözünü unutmadan yaşayın ”sizi incitselerde incitmeyin”. Küsmeyin size küsselerde. Affedici olun, onurunuzla oynayanları, yoksulluğunuzu hor görüp sizi aşağılayanları bile affedin, affetmek büyüklüktür. Düşman olmak kolay, önemli olan dost olmaktır insana, kurda, kuşa, çiçeğe, suya...

Sabah kalktığınızda ilk kendinize gülümseyin, sonra çevrenizdeki canlı, cansız her şeye.
Zengin- fakir, çirkin–güzel, büyük- küçük, din, mezhep, ırk ayırımı gözetmeden, herkesi kucaklayın sevin ve herkesi sevgiyle, saygıyla selamlayın....

Dost olun bütün insanlarla. bütün düşmanlıkları silin hafızanızdan. Dostluğa, sevgiye, yardıma ihtiyacı olanlara uzatın elinizi. Mutsuz, umutsuz uçurum kenarında bir canı düşünün. Bir insanı uçurum kenarından çekip almak, onu yeniden hayata bağlamak az şey midir?.. Var olan tüm güzelliklerden daha güzel değil mi?.. Dahası tutunacak dal olmanız az şey midir?..

İnsanlarımızın çoğunluğu sevgiden, hoşgörüden, umuttan, dostluktan, barıştan ve mutluluktan söz edilmesini ayıplarlar, daha önemli konularda ciddiyet beklerler. Varsın ayıplasınlar. Siz dostlukları deneyin. Güzelliklerin, dostlukların insanın hayatında, onların düşündüğünden daha önemli olduğunu göreceksiniz...

Bir günlüğüne de olsa haramdan, riyadan uzak durun, aldatmayın kimseyi, dürüst çalışın, dürüst kazanın, helal yiyin; Elinizdekiyle yetinip şükredin ve şükran dolu yaşayın doğan güneşe, akan suya.

Bir günlüğüne de olsa kırmayın, kızmayın, öfkelenmeyin, kötü söz söylemeyin, küfür etmeyin, incitmeyin, hor görmeyin hiç kimseyi, hiç bir canlıyı aşağılamayın... Dostça, insanca, yaşamın ve dostluğun umut çiçekleriyle donatın hayat yolunuzu... Gülümseyin ve ümit ederek yaşayın göreceksiniz ki tüm olumsuzluklara ve tüm kötülüklere rağmen hayat çok güzel!..

Yeni yılda umutları, tomurcukları bol daha nice yeni yılllar, yeni baharları yaşamak, sevgiyi, umudu ve dostluğu her zaman yaşatabilmek dileğiyle beraber, uğurunuz açık, yolunuz yüreğiniz kadar aydınlık. Sevinçleriniz, sevgileriniz, sevenleriniz, dostlarınız, mutluluğunuz ve şansınız bol olsun...

Unutmayın! en ümitsiz zamanlarda bile ümit öten bir kuştur!.. En zor anlarınızda bile ümidinizi yitirmeyin!... Ümit ederek yaşayın...
Unutmayın ki, umut en umutsuz, karanlık gecelerde bile ışığını esirgemez sizden... Umutla kalın, umutla yaşayın...
Sevdiklerinizle Paylaşın
 
  BeNZeR KoNuLaR iLGiNiZi ÇeKeBiLiR
  • İkisini De Sevdim
  • Gelmesini hiç istemiyoruz bu misafir sormadan gelir
  • Oysaki yanımızdaki olmadan yaşayamayacağımızı unutuyoruz
  • Korkmak bir sevme tarzıdır
  • Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...
  • Sigara gibi hikaye
  • unutmazsam nasıl affederim?
  • Ayrılık acısını başka insanlar geçirmez
  • Bugüne kadar yanlış insanları sevmişiz neden mi?
  • Gözyaşları yanaklarda kavusur
  • Üşüyorum...
  • Yaşlıları bekleyen kötü son
  • SEVDAMIN ADINI SİZ YAZIN
  • SEVMEK Mİ SEVİLMEK Mİ?
  • Sus Gönlüm
  • Buyurun cenaze namazına
  • Kızılderililerden tek kelimelik hayat dersi
  • 'Nasıl... bir erkek arıyorsun?'
  • GERÇEK AŞK, boşanmak isteyen bir kadını nasıl mahçup etti?
  • Aşk acısından kurtulmanın yolları
  • SEN VE BEN Garip bir hal
  • Anahtar Kelimeler rüzgar, ya351l305, kadar, güne351, ya351ay305n, yaln305zl305287305m, güzel, oldu287unu, bulutun, 351ey, büyük, çocuk, Unutmay305n, Yaln305zl305287305m, sadece, adam305n, sonra, benim, umutsuz, hayata

    Begendim (+) +15 Begenmedim (-)
    | | Yazan : selen | Tarih : 19 Ağustos 2008 | Yorumlar : (0) | Gösterim : ( 1860 )
    Anasayfa <<<< Önceki Konu <
    > Sonraki Konu >>>> TARİHTE BUGÜN "20 AĞUSTOS"
    Yorum Yok
      Bu konuya daha önce yorum yazılmamış, Fikrinizi ilk siz paylaşmak istermisiniz?
    Bilgi
      Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize ÜYE OLmanız Gerekmektedir.
    YÖNETiM PANELi
       
    İsim
    Şifre

     
    Yeni Yıla Kalan Zaman!

    Güncel Online
       

    Gazete Sayfaları
       
       
    «    Ağustos 2008    »
    PtSaÇrPrCuCtPz
     
    1
    2
    3
    4
    5
    6
    7
    8
    9
    10
    11
    12
    13
    14
    15
    16
    17
    18
    19
    20
    21
    22
    23
    24
    25
    26
    27
    28
    29
    30
    31
    Döviz Kurları
       

    altın fiyatları

    Altın Fiyatları
       
    altın fiyatı
    Yeni Konular
       
    » Ayla
    » Thor 3: Ragnarok
    » Cenaze İşleri
    » 2017-2018 okullar ne zaman açılac ...
    » Kinoa neden kilo vermemize neden ...
    » İnterneti En Hızlı Olan Ülkeler
    » Bira İçmek İçin 10 Neden
    » Depresyona Doğal Çözüm
    » Orijinal Saç Rengini
    » Uçaklar Neden Beyaz
    Rastgele Konular
     

    » Hayvan sevgisi ne deıldir NEDİR
    » Susun Artık Kendimi Arıyorum.
    » Pirinç, fasulye, mercimek
    » Bir genç kızın intihar etmeden di ...
    » Inkscape 0.48.2-1 Portable
    » Fatiha Süresi,,,,
    » GERBİL
    » Kızılay'dan "Görüntülü" kurban ...
    » BU SEVGİ BİTECEKMİ
    » Free PC Audit 3.3 Portable


    Yazan: akgs

    En Çok Okunan Konular
     
    İstatistikler
       
    ARG
    Konular: 2762
    Yorumlar: 746
    fredy4518
    Konular: 2668
    Yorumlar: 0
    selen
    Konular: 2410
    Yorumlar: 239
    trip
    Konular: 1980
    Yorumlar: 160
    akgs
    Konular: 679
    Yorumlar: 237
    boncukvet
    Konular: 349
    Yorumlar: 236

    Makale İstatistikleri
     »   Son 1 Saat: 0
     »   Bugün: 0
     »   Bu Ay: 0
     »   Toplam Makale: 13028
     »   Yayınlanmayı Bekleyen: 0

    Üye İstatistikleri
     »   Bugün: 37
     »   Son 1 Saat: 0
     »   Bu Ay: 1503
     »   Toplam Üye: 13650
     »   Yasaklı Üye: 1

    Yeni Üyemiz
     »  bylxykefbgq
    Arşiv
       

    A

    R

    Ş

    İ

    V

    Eylül 2017 (4)
    Ağustos 2017 (2)
    Temmuz 2017 (8)
    Haziran 2017 (4)
    Mayıs 2017 (1)
    Nisan 2017 (3)
    Anket
       

    Mükemmel
    Çok İyi
    Normal
    Beğenmedim
    Fikrim yok


     
     
    ,.-~*`*~-.-(_ Türkiye's portal | 2007 | design by arguney _)-,.-~*`*~-.
    Clicky Web Analytics